ev + i + mizÜnsüzle biten tabandan sonra i bağlayıcı ünlüdür; birinci çoğul iyelik eki -miz olarak sayılır.
Bölüm 10 · Sürüm 1.0
Türkçede çekim, kökün sonuna rastgele parçalar ekleyen doğrusal bir işlem değildir. Ad çekiminde çokluk, iyelik, durum ve aitlik katmanları; fiil çekiminde kutupluluk, zaman-görünüş, kiplik, ikincil yargı ve kişi katmanları belirli birleşme eğilimleriyle ilerler. Bu bölüm, hangi ekten sonra hangi ekin geldiğini yalnız örnekleyerek bırakmaz; ardıllığın tam derlemdeki ağırlığını, ters sıraya göre yönünü, beklenen rastlantı düzeyini aşma miktarını ve güncel cümle bağlamında oluşturduğu farkı birlikte hesaplar. Bununla birlikte yazıdaki her ses bir ek sayılmaz. Bağlayıcı ünlü, yardımcı y ve iyelikten sonra beliren zamir n'si ek düğümüne dönüştürülmez; soru edatı bağımsız söz olarak, fiilimsiler de sonlu fiil çekiminin dışında tutulur. Böylece sayılar, karakter sonlarının değil, sınırı ve işlevi doğrulanmış biçim bilgisel birimlerin davranışını gösterir.
Eşleşen içerik bulunamadı.
Bağımsız üretim kanıtı
81.4/100
Yüksek
Puan; bölümün sistem içi üretim ve sürüm izini, diğer dil bilgisi bölümlerinden metinsel uzaklığını, bölüm içi cümle tekilliğini ve anlatım yapısının çeşitliliğini birleştirir. Canlı derlem tanıkları ölçüme katılmaz. Evrensel intihal kanıtı değildir.
Toplam skor, her bölümün editoryal sözcük sayısıyla ağırlıklandırılır.
gts-grammar-originality-v1.0-20260731
Canlı derlem görünümü
Tam yüzey-lema projeksiyonu ve en yeni kaynak dengeli cümle penceresi okunuyor.
Bağlayıcı ünlü, yardımcı y ve zamir n'si ek düğümü değildir. Soru edatı ile fiilimsiler de sonlu çekim grafiğine katılmaz.
Yöntem çerçevesi
İnceleme iki ölçüm evrenini birbirine karıştırmadan birleştirir. Birinci evren, etiketli biçim bilgisi başvurusunun güncel yüzey-lema sıklıklarıyla ağırlıklandırıldığı tam derlem projeksiyonudur; ek ailesi, değişke, zincir ve ardıllık sayıları buradan gelir. İkinci evren, güncel sıra noktasından geriye doğru alınan ve kaynak başına tavan uygulanan cümle penceresidir; yakın bağlam dağılımı, kaynak yayılımı ve öbekleşme göstergeleri buradan hesaplanır. Tam evren sıklığı güçlüdür fakat sözdizim ağacı değildir; güncel pencere bağlamı gösterir fakat bütün tarihsel derlemin eksiksiz özeti değildir.
ev + i + mizÜnsüzle biten tabandan sonra i bağlayıcı ünlüdür; birinci çoğul iyelik eki -miz olarak sayılır.
kapı + mızTabanın sonundaki ı sözcüğe aittir; ayrıca bağlayıcı ünlü varsayılmaz ve iyelik eki -mızdır.
ev + i + n + ei bağlayıcı ünlü, n zamir n'si, yaklaşma durumu eki ise yalnız -edir.
kapı + sı + n + danÜçüncü tekil iyelik -sı, sınır öğesi zamir n'si ve uzaklaşma eki -dan ayrı gösterilir.
araba + y + aÜnlüler arasındaki y yardımcı sestir; yaklaşma durumu eki -a olarak hesaplanır.
araba + y + ıYardımcı y yükleme durumu ekine katılmaz; işlevsel ek -ıdır.
gel + me + yorOlumsuzluk ile şimdiki zaman ayrı katmanlardır; -yor içindeki y yardımcı ses diye koparılmaz.
gel + miş + tiÖğrenilen geçmiş görünüşünün ardından görülen geçmişle kurulan ikincil yargı katmanı gelir.
ev + ler + i + miz + denÇokluk, bağlayıcı ünlü, birinci çoğul iyelik ve uzaklaşma katmanları ayrılır; bağlayıcı ünlü ek düğümü değildir.
gel + ir | mi + sinizSoru edatı ayrı yazılan sözdür ve çekim eki grafiğine alınmaz; kişi işaretlemesi kendi çözümleme katmanında kalır.
Morfotaktik, hangi biçim bilgisel birimin hangi birimden sonra gelebileceğini ve bu birleşmenin hangi dil bilgisel koşullarda gerçekleştiğini inceler. Türkçe eklemeli bir dil olduğu için yüzeyde uzun zincirler görülebilir; ancak eklemeli olmak, her ekin her ekten sonra serbestçe gelebileceği anlamına gelmez. ev+ler+imiz+den dizisinde çokluk, iyelik ve uzaklaşma katmanları birbirini izlerken bu sıranın ters çevrilmesi aynı işlevleri taşıyan geçerli bir biçim üretmez. Bölüm bu kısıtı önceden yazılmış tek bir şablonla ilan etmek yerine doğrulanmış çözümlemelerin ağırlıklı geçiş ağında gözler.
Bir ardıllığın sık olması ile zorunlu olması da aynı değildir. Sıklık, derlemde görülen ağırlığı; koşullu olasılık, bir önceki ek görüldüğünde sonraki ekin seçilme payını; ters-yön oranı, gözlenen sıranın karşıt sıraya üstünlüğünü; karşılıklı bilgi ise birlikteliğin yalnız iki ekin ayrı ayrı sık olmasından açıklanıp açıklanamayacağını gösterir. Bu ölçüler birlikte okunur. Çok yüksek sıklık düşük seçicilikle, düşük sıklık ise belirli bir küçük paradigma içinde güçlü seçicilikle birlikte bulunabilir.
Morfotaktik ağ yüzey yazımını doğrudan normlaştırmaz. Bir zincirin sık görünmesi onun her bağlamda doğru, yeni ya da sözlükbirim olduğu anlamına gelmez. Ağ, biçim bilgisel çözümlemenin kullanım dağılımını gösterir; yazım kararı, anlam ayrımı ve sözlük maddesi kararı ayrı kanıt katmanlarına bağlıdır. Bu ayrım özellikle aynı harf dizisinin birden çok ek veya gövde çözümüne açık olduğu Türkçe için zorunludur.
Ek ailesi ve ardıllık sıklıkları, güncel yüzey-lema sayımlarının etiketli biçim bilgisi başvurusuyla olasılık ağırlıklı eşleşmesinden çıkarılır. Aynı yüzey birden çok çözümlemeye sahipse bütün sayıyı her çözümlemeye yazmak yerine başvurudaki çözümleme payı kullanılır. Böylece belirsizlik silinmez, bölüştürülür. Bu tam projeksiyon, güvenilir aile listesine girmeyen -n, -ı, -nda gibi artık karakter parçalarını otomatik olarak dışarıda bırakır ve yalnız doğrulanmış işlev düğümlerini toplar.
Anlam ve öbekleşme için güncel cümle penceresi gerekir; çünkü ek zincirinin yakınında hangi lemaların ve hangi başka çekim ilişkilerinin bulunduğu cümle dizilerinde gözlenebilir. Pencere kaynak başına tavanla dengelenir; yoğun bir kitap veya makale akışının bütün sonucu tek başına belirlemesi önlenir. Bu örneklem, tam derlemdeki sıklık sayacının yerine geçmez. Sayfada iki kapsamın ayrı sayıları, eşleşme oranı ve kaynak sayısı yayımlanarak kullanıcıya hangi sonucun hangi veri evreninden geldiği gösterilir.
Canlılık, yöntem değişkenliği demek değildir. Derlem büyüdükçe sıklık, bağlam dağılımı ve indeksler yeniden hesaplanır; güvenilir aile listesi, katsayılar ve eşikler ise ancak denetimli bir yöntem sürümüyle değişir. Böylece aynı formülün zaman içindeki sonucu karşılaştırılabilir kalır. Sonuç önbelleği kullanılmaz, fakat dil bilgisel başvurunun kaynak imzası yayımlanarak hangi çözümleme sürümünün kullanıldığı izlenebilir.
Ad çekimi ağı
Çokluk, iyelik, durum ve aitlik aileleri birbirini izleyen ad öbeği katmanları olarak ölçülür.
Katman dağılımı hazırlanıyor.
Zincirler hazırlanıyor.
Ek aileleri hazırlanıyor.
Ad çekimi ağı dört ana işlev katmanı taşır. Çokluk, gönderim alanını tek varlıktan kümeye açar; iyelik, bu varlığı bir söylem katılımcısına veya başka bir ad öbeğine bağlar; durum ekleri, ortaya çıkan ad öbeğinin yüklem ya da başka bir adla kurduğu ilişkiyi işaretler; aitlik eki -ki ise kurulmuş konum veya tamlayan ilişkisini yeni bir ad ya da sıfat işlevine taşıyabilir. Canlı ağ, bu katmanların yalnız teorik sırasını değil, hangi geçişlerin ne kadar ağırlık taşıdığını da gösterir.
ev+ler+imiz+de örneğinde çokluk, varlık kümesini; birinci çoğul iyelik, ilişki odağını; bulunma durumu ise cümle içindeki konumsal çerçeveyi kurar. Son ek önceki anlamı silmez; önceki katmanla kurulmuş bütünü yeni bir ilişkiye açar. Bu nedenle bölüm, zinciri bir torba içindeki bağımsız etiketler olarak değil, her adımda giriş nesnesini değiştiren sıralı dönüşümler olarak modeller. Aynı ek başka bir sırada görünürse yalnız ses dizisi değil, biçim bilgisel girdi türü de değişmiş olur.
Ad çekimi grafiğinde fiilimsi ekleri düğüm değildir. Bununla birlikte fiilimsiyle kurulmuş bir gövde ad çekimi alabilir; örneğin gelme+si+n+den yapısında isim-fiil geçiş katmanı, iyelik ile uzaklaşma ise ad çekimi katmanıdır. Ölçüm isim-fiili ad çekim sıklığına eklemez, fakat onun ardından başlayan güvenilir ad çekimi koşusunu ayrı bir zincir olarak okuyabilir.
Çokluk ekinden sonra iyelik geldiğinde iki ayrı çoğulluk düzlemi birbirine karıştırılmamalıdır. evlerimiz biçimindeki çokluk, sahip olunan varlıkların sayısıyla; birinci çoğul iyelik ise sahip veya ilişkili katılımcı kümesiyle ilgilidir. Eklerin aynı yüzey biçimde bulunması, iki çoğulluğun özdeş olduğu anlamına gelmez. Ardıllık ağı bu ayrımı işlev etiketleriyle korur ve çokluk→iyelik geçişini nicelikten katılımcı bağına geçen bir anlam katmanı olarak açıklar.
Canlı sıklıkta çokluk→üçüncü tekil iyelik geçişinin ağırlığı, Türkçedeki belirtisiz ad tamlamaları, kurumsal adlandırmalar ve parça-bütün ilişkileriyle birlikte artabilir. Ancak yüksek sayı tek başına bütün örneklerin aynı yapı olduğunu göstermez; fiilimsi veya sözlükselleşmiş biçimler de benzer özellik dizileri taşıyabilir. Bu yüzden örnek yüzeyler, lema çeşitliliği, kaynak yayılımı ve yakın bağlam eşleşmesi birlikte sunulur; tek bir yüksek frekanslı sözcüğün ağı tek başına yorum yapılmasına yetmez.
Kapsamın yönü tersine çevrildiğinde aynı biçim bilgisel nesne korunmaz. İyelikten sonra çokluk görünen kimi çözümlemeler farklı bir sahipler çoğulluğu, ek eylem veya çözümleme belirsizliğiyle ilişkili olabilir. Sistem bu yüzden yalnız sayıyı değil ters sıranın kütlesini de hesaplar. Yüksek yönlülük, gözlenen sıranın derlemde belirgin biçimde baskın olduğunu söyler; dil bilgisel olanaksızlığı mutlak olarak kanıtlamaz.
İyelik eklerinin canlı sıklığı hesaplanırken yüzey değişkesi ile işlevsel ek birbirinden ayrılır. Ünsüzle biten ev tabanına birinci çoğul iyelik geldiğinde çözümleme ev+i+miz biçimindedir; i bağlayıcı ünlü, işlevi taşıyan ek -mizdir. Ünlüyle biten kapı tabanındaki kapımız ise kapı+mız biçimindedir ve tabanın son ünlüsü yardımcı ses sayılamaz. İki yüzey aynı iyelik ailesine bağlanır, fakat bağlayıcı ünlü ayrı bir ağ düğümü veya ek tokenı yapılmaz.
Bu sınır kararı yalnız yazı dizisine bakılarak uygulanmaz. Bir çözümlemenin iyelik ailesine ait olduğu etiketli başvuruda doğrulanmadan sonundaki -im, -ın ya da -ımız dizisi parçalanmaz. Aksi yöntem bilim, derin veya gövde içinde aynı harfleri taşıyan başka sözcüklerde sahte ekler üretir. FSM başvurusu önce işlev ailesini, sonra o aileye özgü yüzey normalleştirmesini uygular; bölüm de hazır ve denetlenmiş bu çıktıyı kullanır.
Bağlayıcı ünlünün sayılmaması, ses bilgisinin önemsiz olduğu anlamına gelmez. Ünlü uyumu ve tabanın ses yapısı ekin hangi değişkesinin gerçekleşeceğini belirler; ancak değişke seçimi ile dil bilgisel anlam ayrı düzlemlerdir. -mız, -miz, -muz, -müz aynı kişi ve sayı işlevini taşır. Anlam farkı hesabı bu değişkeleri birbirine karşı yeni anlamlar gibi puanlamaz.
Durum ekleri, çekimli adın yalnız biçimini değil, cümle veya öbek içinde kurulabileceği ilişki türünü değiştirir. Yükleme durumu belirli nesne okumasını güçlendirebilir; yaklaşma hedef veya alıcıyı, bulunma konum veya zamanı, uzaklaşma kaynak veya karşılaştırmayı, araç durumu birliktelik veya aracı görünür kılar. Bu açıklamalar bire bir anlamsal rol etiketi değildir; aynı durum eki farklı yüklemler ve adlarla çeşitli ilişki örüntülerine katılabilir.
Tamlayan durumu, bir ad öbeğini başka bir adın iyelik işaretli yapısıyla eşleştiren önemli bir öbek içi bağ kurar. Kamuya açık adlandırma her yerde tamlayan durumu olarak yayımlanır; canlı veri tabanındaki eski teknik özellik anahtarı yalnız geriye dönük uyumluluk için korunur ve kullanıcıya gösterilmez. Tamlayan→iyelik eşleşmesi tek sözcük içi ardıllık değildir; çoğu kez iki ayrı söz arasında kurulduğu için Öbek Oluşturma İndeksi'nin yakın çevre eşleşmesi bileşeninde değerlendirilir.
Durum ekinin sırası anlam açısından bileşimlidir. Çokluk veya iyelikle kurulmuş ad nesnesi duruma girdi olduğunda durum, çıplak köke değil bütün önceki yapıya uygulanır. kapılarından biçiminde uzaklaşma, önce çoğullaştırılmış ve üçüncü kişiyle ilişkilendirilmiş kapı kümesini kaynak olarak kurabilir. Bölüm, bu katmanlamayı zincir derinliği ve bağlamsal farkla birlikte gösterir.
Üçüncü kişi iyeliğinden sonra bazı durum eklerinden önce görülen n, bu bölümde zamir n'si olarak ayrı tutulur. kapısından çözümlemesi kapı+sı+n+dan biçimindedir; uzaklaşma eki -dan, zamir n'si ise iki biçim bilgisel katmanın sınırında beliren öğedir. Benzer biçimde evine, ev+i+n+e; odasını, oda+sı+n+ı biçiminde gösterilir. Zamir n'si durum ekinin başına katılırsa -ndan, -ne, -nı gibi sahte bağımsız aileler çoğalır ve ardıllık ağı yanlış düğümlere bölünür.
Ünlüyle biten taban ile ünlüyle başlayan ek arasında görülen y de ekin işlevsel çekirdeğine katılmaz. arabaya, araba+y+a; arabayı, araba+y+ı biçiminde ayrılır. Buna karşılık her y yardımcı ses değildir. Şimdiki zaman eki -yor içindeki y ekin gerçekleşmesinin parçasıdır; sistem yalnız yaklaşma, yükleme, araç ve doğrulanmış başka ailelerde tanımlı yüzeyleri normalleştirir. Kör bir y silme kuralı kullanılmaz.
Sınır güvenliği canlı sayıların ön koşuludur. Yardımcı seslerin grafiğe düğüm olarak girmesi, gerçek ekler arasında yapay geçişler yaratır; durum eklerinin her değişkesini ayrı anlam birimi saymak da entropiyi gereksiz yere şişirir. Bu bölüm ham yüzeyi denetim için korur, fakat sıklık ve anlam hesabını kanonik işlev ailesi üzerinde yapar.
Fiil çekimi ağı
Olumsuzluk, zaman-görünüş, kiplik, ikincil yargı ve kişi aileleri sonlu fiil ağı içinde ölçülür.
Katman dağılımı hazırlanıyor.
Zincirler hazırlanıyor.
Ek aileleri hazırlanıyor.
Sonlu fiil çekimi tek bir zaman etiketinden oluşmaz. Olumsuzluk eylemin kutbunu; zaman-görünüş eki olayın konuşma anı, tamamlanmışlık veya sürerlilikle ilişkisini; kip eki zorunluluk, koşul, istek veya buyruk alanını; kişi eki ise yargının katılımcı uyumunu kurar. gel-me-yecek-siniz türü bir zincirde her katman önceki fiil nesnesini koruyup yeni bir dil bilgisel ayrım ekler. Bölüm, bu katmanları ayrı aileler ve gözlenen ardıllıklar olarak ölçer.
Her fiil biçimi bütün katmanları açıkça taşımaz. Üçüncü tekil kişi birçok çekimde sıfır gerçekleşir; yüzeyde ayrı bir parça bulunmadığı için sıklık hesabına hayali bir ek olarak eklenmez. Emir kipinin bazı kişi biçimleri de sıfır veya kaynaşmış gerçekleşmeler gösterebilir. Bölüm yalnız etiketli başvurunun ayrı segment verdiği güvenilir birimleri sayar; paradigma hücresinin kuramsal varlığı ile yüzey ek tokenı aynı kabul edilmez.
Fiil çekimindeki sıra tek doğrultulu bir merdiven kadar basit değildir. Şimdiki zamanın ardından görülen geçmiş, öğrenilen geçmişin ardından görülen geçmiş veya geniş zamanın ardından şart gibi birleşik zaman ve kip katmanları bulunabilir. Ağ bu örüntüleri veriden öğrenir; ancak tek segmentte kaynaşmış istek-kişi ya da ek eylem birleşimlerini içten iki ayrı yüzey ekine ayırıyormuş gibi davranmaz.
Olumsuzluk eki, ardından gelen zaman veya kip ekinin kapsamına giren bir eylem tabanı oluşturur. gelmiyor, gelmeyecek ve gelmemeli biçimlerinde olumsuzluk ortak olmakla birlikte şimdiki zaman, gelecek zaman ve gereklilik farklı yargısal çerçeveler kurar. Bu nedenle olumsuzluk→zaman veya olumsuzluk→kip geçişinin sıklığı yalnız bir ses dizisi değil, kutupluluğun hangi zaman-görünüş ve kiplik alanlarında ne ölçüde gerçekleştiğinin dağılımsal işaretidir.
Bağlamsal Anlam Farkı, olumsuzlukla biten karşılaştırılabilir koşuların yakın bağlam dağılımını olumsuzluk→sonraki katman koşularıyla karşılaştırır. Yüksek fark, eklenen katmanın farklı zaman, yüklem çevresi veya konu alanlarında yoğunlaştığını gösterir; sözlük anlamı değişti hükmü vermez. Düşük fark da ekin anlamsız olduğunu göstermez. Zaman veya kişi gibi zorunlu dil bilgisel katkılar, yakın içerik sözcüklerini büyük ölçüde koruyarak eklenebilir.
Olumsuzluk eki ile isim-fiil -ma/-me aynı yüzey dizisini paylaşabilir. Sonlu fiil grafiği, yalnız özellik etiketinde olumsuzluk olarak doğrulanmış segmenti kabul eder; isim-fiili sonlu fiil çekimine katmaz. Bu ayrım, gelme ve yapma gibi sözlükbirimlerin otomatik olarak olumsuz fiil sanılmasını önleyen bağlama duyarlı çözümleme ilkesinin canlı bölümdeki karşılığıdır.
geliyordu, gelmişti, gelirse ve gelecekti gibi biçimler, birincil zaman-görünüş katmanının ardından ikincil bir yargı ya da kip katmanı alabilir. Canlı ağda şimdiki zaman→görülen geçmiş ve öğrenilen geçmiş→görülen geçmiş geçişleri bu katmanlamayı görünür kılar. İkinci ek ilkini silmez; olayın iç görünüşünü daha geniş bir geçmiş veya koşul bakış noktasından yeniden konumlandırır. Bu özellik, Türkçe fiil çekiminin anlamsal bileşim gücünün önemli bir göstergesidir.
Kişi eki çoğunlukla zaman veya kip katmanından sonra gelir ve yargıyı konuşma katılımcılarıyla kapatır. Bununla birlikte bazı istek ve emir biçimlerinde kip ile kişi tek yüzey gerçekleşmesinde kaynaşabilir. Sistem bu tür kaynaşmış segmenti iki ayrı ek sıklığına bölmez; istek + 1. çoğul kişi birleşimi gibi bileşik bir düğümle yayımlar. İşlevsel çözümleme görünür kalır, fakat yüzeyde bulunmayan bir iç sınır uydurulmaz.
Kişi kapanışının anlamı yalnız özne sayısını tekrar etmek değildir. Türkçede özne zamiri çoğu kez söylenmeden kişi eki yargının katılımcı merkezini taşır. Yine de kişi ekinden doğrudan özne rolü, canlılık veya gönderim zinciri çıkarılmaz. Bu bölüm kişi uyumunu biçim bilgisel katman olarak ölçer; tam gönderim çözümlemesini ayrı bir görev olarak bırakır.
Sıfat-fiil, isim-fiil ve ulaçlar fiil tabanından türemelerine rağmen bu bölümün sonlu fiil çekimi grafiğinde zaman veya kişi eki gibi sayılmaz. Fiilimsi, yan yapı veya adlaşmış eylem kurabilir ve ardından ad çekimi alabilir; bu durumda geçiş katmanı olarak çözümlemede korunur, fakat sonlu yargı zincirinin düğümü yapılmaz. Bu karar, fiilimsi sıklığının fiil çekimi sıklığını şişirmesini ve sıfat-fiil→iyelik gibi geçişlerin yanlışlıkla sonlu zaman→kişi ardıllığı sanılmasını önler.
Soru edatı mı/mi/mu/mü, ünlü uyumuna katılsa da bağımsız yazılan bir sözdür. Güncel Türkçe işaretleme çerçeveleri de onu ayrı token olarak ele alır. Bu nedenle ek atlasındaki eski teknik etiketlerden biri soru edatı adı taşısa bile yeni bölüm onu çekim eki düğümü ve ek sıklığı saymaz. Soru anlamı yargının kiplik alanını etkileyebilir, fakat bu etki sözdizimsel ve söylemsel ayrı bir katmanda incelenmelidir.
Ek eylem, ad yüklemleri ve birleşik zamanlarda farklı yüzey davranışları gösterir. Açık veya kaynaşmış gerçekleşme, sıfır biçim ve bağımsız idi/imiş/ise yapıları tek bir basit ek listesine indirgenemez. Bölüm yalnız başvuruda doğrulanan bileşik ek eylem segmentlerini ölçer ve bunları ikincil yargı katmanında işaretler; sıfır ek varsayımını sayısal bir segment olarak üretmez.
Yönlü geçiş ölçümü
Sıklık tek başına yeterli değildir. Koşullu seçim, beklenen birlikteliği aşma, ters yöne göre baskınlık, sürpriz ve kanıt kütlesi aynı satırda görünür.
MAG = 100 × (0,34K + 0,27B + 0,23Y + 0,16G)
P(b|a) = f(a→b) / Σ_x f(a→x)
YZS(a→b) = 100 × (f(a→b)+0,5)/(f(a→b)+f(b→a)+1)
Ad çekimi geçişleri hazırlanıyor.
Fiil çekimi geçişleri hazırlanıyor.
Morfotaktik Ardıllık Gücü, tek bir sıklık sıralaması değildir. Koşullu seçim payı, gözlenen birlikteliğin beklenen tabanı aşma derecesi, sıranın tersine göre yönlülüğü ve kanıt kütlesi dört ayrı bileşen olarak hesaplanır. Çok sık iki ek, bağımsız sıklıkları yüzünden yan yana geliyorsa karşılıklı bilgi bileşeni sınırlı kalabilir. Çok seçici fakat az örnekli bir geçişte ise kanıt bileşeni puanı temkinli tutar. Böylece tek ölçünün zayıflığı başka bir ölçünün yüksekliğiyle gizlenmez.
Puan 0 ile 100 arasında karşılaştırma kolaylığı sağlar, fakat yüzde olasılık değildir. Yüksek değer, ardıllığın güncel derlem projeksiyonunda güçlü, seçici, yönlü ve yeterli kanıtlı olduğunu gösterir. Düşük değer doğrudan dil bilgisi dışılık demek değildir; seyrek bir sözcük sınıfı, dar bir kip paradigması, yeni bir kullanım veya çözümleme belirsizliği puanı düşürebilir. Her satırda ham token sayısı, koşullu oran, PMI, sürpriz ve örnek yüzeyler de yayımlanır.
Ad ve fiil ağları ayrı normalize edilir. Çokluk→iyelik geçişinin olasılık evreni ad çekimindeki çokluk çıkışlarıdır; şimdiki zaman→kişi geçişinin evreni fiil çekimindeki şimdiki zaman çıkışlarıdır. İki alanın farklı toplamları doğrudan ham oranla kıyaslanmaz. Alan içi sıralama ile alanlar arası genel yorum böylece birbirinden ayrılır.
Yön denetimi, a→b sayısını b→a sayısıyla yumuşatılmış biçimde karşılaştırır. Sonuç 100'e yaklaştıkça gözlenen yön tersine göre baskınlaşır; 50 çevresi iki yönün dengeli veya veri bakımından belirsiz olduğunu gösterir. Ters sıranın hiç gözlenmemesi mutlak yasak ilan edilmez; yarım gözlem düzeltmesi sıfır sayısının aşırı kesinliğe dönüşmesini önler. Bu yöntem, özellikle çokluk-iyelik-durum ve zaman-kişi sıralarındaki yönlülüğü görünür kılar.
Morfotaktik sürpriz, sonraki ekin koşullu olasılığının eksi ikili logaritmasıdır. Düşük bit değeri, önceki ekten sonra sonraki ekin öngörülebilir olduğunu; yüksek değer, seçimin daha seyrek veya çeşitli olduğunu gösterir. Sürpriz dil bilgisel yanlışlık puanı değildir. Seyrek fakat bütünüyle geçerli bir birleşik zaman, yüksek sürpriz taşıyabilir; sık fakat anlam bakımından genel bir durum geçişi düşük sürpriz gösterebilir.
Yön ve sürpriz birlikte yeni bir okuma sağlar. Çok yönlü fakat yüksek sürprizli bir geçiş, doğru sırada gerçekleşen dar bir olasılık kapısıdır. Düşük sürprizli fakat yönü daha zayıf bir geçiş, iki farklı yapı yoluna açık olabilir. Bu çapraz görünüm, yalnız en sık zincirleri sıralayan geleneksel tablonun gösteremediği morfotaktik seçiciliği ortaya çıkarır.
İki katmanlı anlam hesabı
Her geçiş için kuramsal işlev katkısı açıklanır; yeterli canlı destek varsa aynı öncülün bağlam dağılımındaki değişim ayrıca ölçülür. Puan, sözlük anlamının değiştiği hükmü değildir.
a ekiyle biten karşılaştırılabilir koşular
a→b geçişini taşıyan koşular
Yakın içerik lemaları ve kaynak desteği
Jensen-Shannon ayrışması; eksik kanıt sıfır değildir
BAF(a→b) = 100 × JSD(P(C|a-son) || P(C|a→b))
Ad çekimi anlam farkları hazırlanıyor.
Fiil çekimi anlam farkları hazırlanıyor.
Her güvenilir çekim eki en az bir dil bilgisel ayrım ekler, fakat her ekleniş sözlük anlamını değiştirmez. Çokluk nicelik kapsamını, iyelik katılımcı bağını, durum öbek ilişkisini; zaman-görünüş olayın zamansal bakışını, kiplik geçerlilik koşulunu, kişi ise yargı katılımcısını yeniden belirler. Bölüm bu işlevsel katkıyı kaynak temelli bir anlam katmanı etiketiyle açıklar. Aynı zamanda yakın içerik bağlamının ne kadar değiştiğini ayrı bir dağılımsal ölçüyle hesaplar.
Anlam sorusu iki düzeyde yanıtlanır. Birinci düzey zorunlu dil bilgisel artımdır; evler ile evlerimiz aynı kökü paylaşsa da ikincisi katılımcı ilişkisi taşır. İkinci düzey bağlamsal yeniden ağırlıklandırmadır; iyelikli biçimlerin çevresinde tamlayanlar, kişi göndergeleri veya belirli öbekler daha çok görülebilir. Birinci düzey kuramsal işlevi, ikinci düzey canlı kullanım dağılımını gösterir. Bu iki düzey tek puana eritilmez.
Ek sırasının değişmesi çoğu zaman yalnız anlamın derecesini değil, girdi ve çıktı türünü de değiştirir. Çokluk→iyelik dizisi bir varlık kümesini sahiplik ilişkisine açarken iyelik→çokluk dizisinin olası okumaları aynı işlemin ters çevrilmiş kopyası değildir. Sistem ters yönü gözler, ancak düşük veya gürültülü ters sayıları yeni bir kurala dönüştürmez; doğal örnekler insan denetimi gerektirir.
Bağlamsal Anlam Farkı, a ekiyle sona eren güvenilir koşuların yakın lema dağılımını a→b geçişini taşıyan koşuların yakın lema dağılımıyla Jensen-Shannon ayrışması üzerinden karşılaştırır. Karşılaştırma, çıplak kökün bütün kullanımlarıyla yapılmaz; mümkün olduğunca aynı morfotaktik öncülün sonuna yeni katman eklenmiş biçimler esas alınır. Böylece gözlenen farkın kök çeşitliliğinden değil, geçişle birlikte değişen kullanım çevresinden gelme olasılığı artırılır.
Yeterli öncül, geçiş ve kaynak desteği yoksa sistem sıfır yazmaz; sonuç kanıt yetersiz olarak yayımlanır. Gerçek sıfır, iki dağılımın hesaplanıp ayrışmaması demektir; eksik veriyle aynı değildir. Puan yükseldikçe yakın bağlamda daha belirgin yeniden ağırlıklandırma vardır. Bunun nedeni ekin anlam katkısı, farklı lema bileşimi, metin türü veya çözümleme yanlılığı olabilir; bu nedenle kaynak sayısı ve destek tokenı her satırda gösterilir.
Bağlam farkı nedensellik ölçüsü değildir. -de eki ile bilimsel metinlerde belirli lemaların sıklaşması, ekin o konu alanını yarattığını kanıtlamaz. Ölçü, çekimli biçimin hangi kullanım çevresinde gerçekleştiğini karşılaştırmalı olarak görünür kılar. Nedensel veya sözlük anlamsal sonuç için aynı lemalar üzerinde eşleştirme, insan denetimli anlam etiketi ve daha geniş zaman denetimi gerekir.
Bir bağlamsal fark tek bir kaynak grubundan doğuyorsa genellenebilirliği sınırlıdır. Ardıllık Kararlılığı İndeksi, yeterli veri bulunduğunda kaynak gruplarını sırayla dışarıda bırakarak farkın ne kadar korunduğunu ölçmek üzere tanımlanmıştır. Canlı ilk sürüm her geçişte kaynak sayısını ve örneklem desteğini yayımlar; kararlılık puanı yalnız gerekli alt örneklem büyüklüğü sağlandığında gösterilir. Eksik denemeler yüksek güven gibi sunulmaz.
Kararlılık, bütün kaynaklarda aynı oranı beklemek değildir. Haber, kitap, akademik makale ve köşe yazısı farklı zaman, kişi ve durum seçimleri gösterebilir. Amaç bu çeşitliliği silmek değil, bir sonucun yalnız tek veri kolunun aşırı ağırlığından kaynaklanıp kaynaklanmadığını görmektir. Kaynak yayılım entropisi bu yüzden Öbek Oluşturma İndeksi ile genel güven hesabında da ayrı bileşen olarak yer alır.
Anlam artımının kuramsal sınıfı kaynak değişse de sabittir; bulunma eki konum veya çerçeve ilişkisi kurma potansiyelini korur. Değişen, bu potansiyelin hangi lemalar, yüklemler ve metin türleriyle gerçekleştiğidir. Bölüm dil bilgisel işlev ile kullanım profilini ayrı göstererek kuramsal kararlılığı dağılımsal değişkenlikle uzlaştırır.
Öbek kurma eğilimi
Öbek Oluşturma İndeksi bir bağımlılık ağacı değildir. Yerel içerik sürekliliği, alana özgü çekim eşleşmesi, zincir derinliği ve kaynak yayılımını açıklanabilir bir göstergede birleştirir.
Ad çekimi ÖOİ hazırlanıyor.
ÖOİ = 100 × (0,32S + 0,30E + 0,22D + 0,16K)
S: yerel süreklilik, E: çekim eşleşmesi, D: zincir derinliği, K: kaynak yayılımı.
Fiil çekimi ÖOİ hazırlanıyor.
Canlı kaynak dengesi hazırlanıyor.
Öbek Oluşturma İndeksi, çekimli biçimin çevresinde düzenli bir dil bilgisel bütün kurma eğilimini dört açıklanabilir bileşenle özetler. Yerel süreklilik yakın konumlardaki içerik sözlerini; çekim eşleşmesi adlarda durum, iyelik ve tamlayan bağlarını, fiillerde zaman-kişi ile yakın durum işaretli adları; zincir derinliği bir biçimde üst üste kurulan güvenilir katmanları; kaynak yayılımı ise örüntünün farklı veri kollarına dağılımını ölçer. Puan, bu bileşenlerin ağırlıklı toplamıdır.
Ad çekiminde yüksek öbekleşme, özellikle tamlayan-iyelik eşleşmesi, iyelikten sonra durum ve durum işaretli adın yüklem çevresindeki düzenli birlikteliğiyle artabilir. Fiil çekiminde zaman veya kip ile kişi kapanışı ve yakınındaki durum işaretli adlar puana katkı verir. Bu ölçüm bağımlılık etiketi üretmez; doğrusal yakınlığın Türkçenin baş-sonlu ve esnek dizilişli yapısında ancak bir gösterge olabileceğini açıkça kabul eder.
İndeks bir ekin daha iyi veya daha Türkçe olduğunu söylemez. Yalnız güncel örneklemde çekimli biçimlerin yerel dil bilgisel bağlara ne ölçüde katıldığını gösterir. Şiirsel devriklik, başlık dili, eksilti veya uzun bağımlılık ilişkileri doğrusal pencerenin dışında kalabilir. Sonuç bu yüzden cümle uzunluğu, kaynak türü ve daha sonra eklenecek bağımlılık çözümlemesiyle geliştirilmeye açıktır.
Ad çekimi çoğu kez bir ad öbeğinin iç ve dış bağlantılarını kurar. Çokluk ile iyelik öbek içindeki gönderim ve sahiplik yapısını belirler; durum eki bu bütünü yükleme, ada veya ilgeç ilişkisine açar. Bu nedenle ad ÖOİ bileşeninde tamlayan-iyelik yakınlığı ve durumlu adın çevresindeki içerik sürekliliği önemlidir. Tek bir durum eki yüzeyde kısa görünse de cümlenin ilişki mimarisinde geniş bir bağlantı alanı açabilir.
Fiil çekimi ise yargı çekirdeğinin kapanışını ve çevresindeki katılımcıların yorumunu düzenler. Zaman-görünüş ve kiplik, olayın değerlendirme çerçevesini; kişi uyumu söylem katılımcısını belirler. Yakındaki durum işaretli adlar, fiilin değerlik çevresine ilişkin bir gösterge sağlar. Yine de doğrusal komşuluk doğrudan özne, nesne veya tümleç etiketi değildir; indeks yalnız yerel bağ yoğunluğunu ölçer.
İki alanın puanları aynı formül ailesini kullansa da çekim eşleşmesi bileşenleri alan özgüdür. Bu sayede ad çekimindeki tamlayan-iyelik örüntüsü ile fiil çekimindeki zaman-kişi kapanışı tek bir kaba komşu söz sayısı altında eritilmez. Ortak ölçek karşılaştırma sağlar; bileşen dökümü ise aynı puana farklı dil bilgisel yollardan ulaşılabileceğini gösterir.
Açık matematiksel modeller
Katsayılar gizli model parametresi değildir. Düz formül arama ve erişilebilirlik için, LaTeX karşılığı okunabilir matematiksel sunum için birlikte tutulur.
Koşullu seçim, beklenen tabanı aşma, yön ve kanıt kütlesini açıklanabilir tek sıralama puanında birleştirir.
MAG = 100 × (0,34K + 0,27B + 0,23Y + 0,16G)
Okuma sınırı: Puan yüzde olasılık veya dil bilgisel doğruluk değildir; geçişin dört ayrı kanıt boyutundaki göreli gücünü gösterir.
Bir ek ailesi görüldüğünde sonraki güvenilir ailenin seçilme payını aynı alan içindeki bütün çıkışlara göre ölçer.
P(b|a) = f(a→b) / Σ_x f(a→x)
Okuma sınırı: Yüksek değer seçiciliği gösterir; çıkışı olmayan veya çok az gözlenen ailelerde tek başına güvenilir sonuç sayılmaz.
Gözlenen geçişin iki ailenin bağımsız sıklıklarından beklenen miktarı ne ölçüde aştığını hesaplar.
PMI(a,b) = log₂((f(a→b)+0,5)/(E(a,b)+0,5))
Okuma sınırı: Pozitif değer beklenenden güçlü birlikteliği gösterir; seyrek olaylarda yarım gözlem düzeltmesi aşırı büyümeyi sınırlar.
Gözlenen sırayı ters sırayla karşılaştırarak ek diziminin yönlü baskınlığını ölçer.
YZS(a→b) = 100 × (f(a→b)+0,5)/(f(a→b)+f(b→a)+1)
Okuma sınırı: Yüz değeri mutlak olanaksızlık kanıtı değildir; yalnız yayımlanan çözümlemelerde ters yöne göre baskınlığı gösterir.
Sonraki ek seçiminin önceki ek bilindiğinde taşıdığı bilgi miktarını bit cinsinden görünür kılar.
Ş(a→b) = −log₂ P(b|a)
Okuma sınırı: Yüksek sürpriz geçişin seyrek veya seçenekli olduğunu gösterir; yanlış veya anlamsız olduğu sonucunu vermez.
Bir öncül ekle biten koşular ile aynı öncülden sonraki ek katmanını taşıyan koşuların yakın bağlam dağılımlarını karşılaştırır.
BAF(a→b) = 100 × JSD(P(C|a-son) || P(C|a→b))
Okuma sınırı: Puan sözlük anlamı değişimi veya nedensellik değildir; yakın lema dağılımındaki yeniden ağırlıklandırmayı gösterir.
Kaynak grupları sırayla çıkarıldığında bağlamsal farkın ne ölçüde korunduğunu sınar.
AKİ(a→b) = 100 × [1 − Var_k(BAF_k)/V_max]
Okuma sınırı: Yalnız her çıkarma denemesinde yeterli destek varsa yayımlanır; eksik deneme sıfır kararlılık olarak gösterilmez.
Yerel içerik sürekliliğini, alan özgü çekim eşleşmesini, zincir derinliğini ve kaynak yayılımını bir araya getirir.
ÖOİ = 100 × (0,32S + 0,30E + 0,22D + 0,16K)
Okuma sınırı: Bağımlılık etiketi veya öbek sınırı üretmez; doğrusal ve biçim bilgisel kanıtlardan türetilmiş bir öbekleşme göstergesidir.
Etiketli başvuruyla çözümlenen tokenların ne kadarının sıkı yayın ailesine girdiğini gösterir.
KZ = 100 × N_güvenilir/N_çözümlenen
Okuma sınırı: Düşük kapsam her dışlanan parçanın yanlış olduğunu söylemez; yalnız bu bölümün temkinli yayın kapısından geçmediğini gösterir.
Tam projeksiyon kütlesini, bağlam örneklemini, kaynak sayısını ve biçim bilgisi eşleşme oranını birlikte değerlendirir.
G = 100 × (0,34M + 0,28Ö + 0,20K + 0,18E)
Okuma sınırı: Güven puanı kuramsal doğruluk değildir; güncel ölçümün veri desteğinin yeterliliğini özetler ve bileşenleri ayrıca yayımlanır.
Ad veya fiil alanında çekim kütlesinin az sayıda zincirde mi yoksa çok sayıda yolda mı dağıldığını hesaplar.
H_zincir = −Σ_c P(c)log₂P(c)
Okuma sınırı: Yüksek entropi tek başına üretkenlik değildir; zincir sayısı, lema çeşitliliği ve gürültü oranıyla birlikte okunmalıdır.
Güvenilir çekim koşularında bir token başına kaç işlev katmanının birlikte gerçekleştiğini ağırlıklı olarak özetler.
AOD = Σ_c f(c)|c| / Σ_c f(c)
Okuma sınırı: Ortalama, uzun zincirlerin yapısal değerini tek başına belirlemez; alan dağılımı ve zincir profiliyle birlikte yorumlanır.
Sonlu durumlu çözümleme geçerli yüzey-lema-ek sınırı adaylarını sağlar; ağırlıklı yönlü graf, güvenilir ek ailelerinin gerçekleşen ardıllıklarını toplar; bilgi kuramı ise seçimin belirsizliğini ve beklenmedikliğini ölçer; dağılımsal bağlam karşılaştırması da yeni katmanla birlikte kullanım çevresinin ne kadar değiştiğini gösterir. Bu yöntemler birbirinin yerine geçmez. FSM anlam benzerliği hesaplamaz, bağlam dağılımı da tek başına biçim sınırı keşfetmez.
Yöntem karmasının yenilikçi yanı, biçim dizimiyle anlamı tek bir kara kutu puana sıkıştırmamasıdır. Her geçiş için ham sıklık, koşullu olasılık, PMI, yön, sürpriz, bağlamsal fark, örneklem desteği ve işlevsel anlam artımı ayrı alanlarda yayımlanır. Bileşik puanlar yalnız sıralama ve genel görünüm içindir; kullanıcı isterse her bileşeni bağımsız yeniden yorumlayabilir.
Modeller sürümlüdür. Yeni bir bağımlılık çözümleyici, daha güçlü anlam kümelemesi veya kaynak çıkarma deneyi eklendiğinde eski ölçümün adı altında sessizce davranış değiştirilmez. Formül ve eşik değişikliği yöntem revizyonuna, yalnız yeni cümlelerin gelmesi ise canlı sonucun güncellenmesine yol açar.
Türkçede aynı yüzey biçim birden çok lema, söz türü veya ek dizisine açılabilir. Sistem, her çözümlemeyi tam sayıyla çoğaltmak yerine başvuru içindeki çözümleme payını kullanır. Bununla birlikte olasılık ağırlığı hatayı ortadan kaldırmaz. Güvenilir aile listesi, yalın karakter sonlarını; en az örnek ve kaynak kapısı ise bağlamsal farkın küçük tesadüflerden doğmasını engeller. Yetersiz sonuçlar sıfır yerine çizgi ve açıklama ile gösterilir.
Gürültü denetiminin ikinci ayağı ters-yön ve allomorf denetimidir. -nda gibi zamir n'sini içine alan artık bir yüzey ailesi yüksek sıklık taşısa bile güvenilir düğüm listesine alınmaz. -lar ve -ler ayrı anlam düğümleri değil çokluk ailesinin değişkeleridir. Bir ek ailesinin çok değişkeli olması semantik çeşitlilik değil, ses bilgisel gerçekleşme çeşitliliğidir. Bu ayrım ağ düğüm sayısını ve entropiyi gerçek işlev düzeyinde tutar.
Yayın kapısı insan denetimini ortadan kaldırmaz. Canlı örnekler, özellikle çok anlamlı lemalar ve akademik metinlerdeki uzun adlaşmış yapılarda kontrol edilmelidir. Bölüm otomatik sonucu kesin dil bilgisi kuralı diye sunmaz; yöntem notu, destek sayısı, kaynak yayılımı ve sınır uyarılarıyla birlikte araştırılabilir bir gözlem olarak yayımlar.
Canlı grafikler ve şemalar
Grafikler toplulaştırılmış canlı değerlerden tarayıcıda özgün SVG olarak çizilir. Harici görsel kullanılmaz; her grafiğin neyi göstermediği de okuma notunda açıklanır.
İki alandaki güvenilir token, ek gerçekleşmesi, aile, zincir ve geçiş sayılarını yan yana gösterir.
Canlı grafik hazırlanıyor.
Okuma notu: Alanların toplam kütleleri farklıdır; çubuk uzunluğu dil bilgisel önem değil, mevcut derlem projeksiyonundaki ağırlıktır.
Çokluk, iyelik, durum ve aitlik katmanlarını güvenilir ek gerçekleşmesi içinde sıralar.
Canlı grafik hazırlanıyor.
Okuma notu: Allomorflar aynı işlev ailesinde birleştirilir; yardımcı sesler ve zamir n'si ayrı dilim oluşturmaz.
Kutupluluk, zaman-görünüş, kiplik, ikincil yargı ve kişi katmanlarının ağırlığını gösterir.
Canlı grafik hazırlanıyor.
Okuma notu: Fiilimsi ve soru edatı bu grafiğe katılmaz; sıfır gerçekleşen üçüncü tekil kişi yüzey tokenı sayılmaz.
En güçlü güvenilir ad çekimi geçişlerini yönlü düğüm-bağ şeması olarak gösterir.
Canlı grafik hazırlanıyor.
Okuma notu: Bağ kalınlığı geçiş kütlesini, renk Morfotaktik Ardıllık Gücü'nü gösterir; şema bağımlılık ağacı değildir.
Olumsuzluk, zaman-görünüş, kiplik, ikincil yargı ve kişi arasındaki başlıca yönlü geçişleri çizer.
Canlı grafik hazırlanıyor.
Okuma notu: Kaynaşmış kip-kişi biçimleri tek bileşik düğümdür; yüzeyde bulunmayan iç sınırlar çizilmez.
En sık geçişlerin MAG puanı ile koşullu olasılığını aynı eksende karşılaştırır.
Canlı grafik hazırlanıyor.
Okuma notu: Benzer sıklığa sahip iki geçiş seçicilik ve yönlülük yüzünden farklı MAG puanı taşıyabilir.
Yeterli güncel destek taşıyan ek geçişlerinin yakın bağlam ayrışmasını gösterir.
Canlı grafik hazırlanıyor.
Okuma notu: Çizgiyle gösterilen kayıtlar sıfır değil yetersiz kanıttır; yüksek puan sözlük anlamının değiştiğini tek başına kanıtlamaz.
İki alanın toplam puanını ve yerel süreklilik, çekim eşleşmesi, derinlik, kaynak yayılımı bileşenlerini gösterir.
Canlı grafik hazırlanıyor.
Okuma notu: Aynı toplam puan farklı bileşen yollarından oluşabilir; yorum önce bileşen dökümüne dayanmalıdır.
Ad ve fiil koşularında bir, iki ve daha çok güvenilir katmanın ağırlıklı dağılımını gösterir.
Canlı grafik hazırlanıyor.
Okuma notu: Uzunluk, karmaşıklık veya kalite ölçüsü değildir; bir yüzey biçimde birlikte kodlanan çekim katmanlarının sayısıdır.
Nicelik, iyelik, durum, kutupluluk, zaman-görünüş, kiplik, kişi ve ikincil yargı katmanlarını karşılaştırır.
Canlı grafik hazırlanıyor.
Okuma notu: Katman payı, kavramsal önem sırası değildir; doğrulanmış ek gerçekleşmelerinin işlev sınıflarına dağılımıdır.
Bağlamsal fark ve öbekleşme hesabına giren cümlelerin kaynak gruplarına dağılımını gösterir.
Canlı grafik hazırlanıyor.
Okuma notu: Kaynak başına tavan yoğun akışı sınırlar; dilimler derlemin bütün tarihsel kaynak oranları olarak okunmamalıdır.
Yüzey biçimden etiketli çözümlemeye, yardımcı ses ayrımına, güvenilir aile kapısına ve canlı ağırlığa giden yolu açıklar.
Canlı grafik hazırlanıyor.
Okuma notu: İşlem sırası önemlidir; karakter silme işlemi işlev ailesi doğrulanmadan uygulanırsa gerçek gövde veya ek parçaları bozulabilir.
Toplu içgörü ve başvuru
Canlı değerler derlem büyüdükçe değişebilir. Dil bilgisel aileler, sınır politikası veya formüller değişirse bu durum yeni bölüm sürümüyle yayımlanır.
Sayfadaki canlı sıralamalar, Türkçe çekim sisteminin o anki derlem görünümünü verir. En sık aile ile en güçlü ardıllık aynı olmayabilir; en yüksek bağlamsal fark da en üretken ek anlamına gelmez. Yorum, önce ölçünün neyi hesapladığını belirleyip sonra ad veya fiil alanındaki işlev katmanına dönmelidir. Ham sayı, oran, çeşitlilik ve bağlam farkı bir arada okunmadan genelleme yapılmamalıdır.
Toplu içgörü raporu, kanıt, yorum ve sınırı ayrı cümlelerde sunar. Örneğin çokluk→durum geçişinin yüksek kütlesi ad öbeklerinin cümle ilişkilerine çoğul kümeler halinde katıldığını gösterebilir; ancak hangi sözdizimsel rolün baskın olduğunu yalnız durum adıyla kesinleştiremez. Benzer biçimde zaman→kişi geçişinin yüksek yönlülüğü yargı kapanışını görünür kılar, fakat açık özne varlığını kanıtlamaz.
Derlem büyüdükçe aynı geçişin sırası, kaynak yayılımı ve bağlamsal farkı değişebilir. Bu değişim hata olmak zorunda değildir; veri bileşiminin güncellenen görünümüdür. Ani ve tek kaynaklı sıçramalar ise gürültü denetimini tetikler. Kullanıcı, gözlem zamanı ve derlem sıra noktasını görerek farklı tarihlerdeki ekranları yöntemsel olarak karşılaştırabilir.
Kanıt: Canlı ağda çokluk, iyelik ve durum ailelerinin birbirini izleyen güvenilir koşuları ayrı token kütleleri ve yönlü geçişlerle görünür olur.
Yorum: Ad çekimi yalnız ada son biçimini veren bir kapanış değildir; gönderim kümesini kurar, katılımcı ilişkisini ekler ve ortaya çıkan bütünü yüklem ya da başka bir adla ilişkiye açar.
Sınır: Durum etiketinden tek başına kesin sözdizimsel rol veya anlamsal rol çıkarılamaz; yüklem ve daha geniş cümle yapısı ayrıca gerekir.
Kanıt: Çokluk→iyelik zincirleri aynı yüzey biçimde varlık kümesi ile sahip veya ilişkili katılımcı bilgisini ardışık olarak taşır.
Yorum: Türkçenin ek dizimi, nesnelerin sayısı ile ilişki kuran kişilerin sayısını ayrı katmanlarda kodlayarak kısa bir sözcük içinde iki kapsam eksenini birleştirebilir.
Sınır: Yüzey zinciri sahipliğin gerçek dünyadaki niteliğini veya tamlayan öbeğinin açıkça söylenip söylenmediğini tek başına göstermez.
Kanıt: İyelik→yükleme, iyelik→bulunma, iyelik→yaklaşma ve iyelik→uzaklaşma gibi yönlü geçişler tam projeksiyonda ayrı ağırlık taşır.
Yorum: Durum, yalın köke eklenen bağımsız bir etiket değildir; çokluk ve iyelikle kurulmuş ad nesnesini yeni bir öbek veya cümle ilişkisine açan dış katmandır.
Sınır: Otomatik çözümleme adlaşmış fiilimsileri ve sözlükselleşmiş biçimleri içerebilir; örnek yüzeyler insan denetimiyle okunmalıdır.
Kanıt: Kanonik sınır işlemi `-ya/-ye`, `-nı/-ni` ve iyelikteki bağlayıcı ünlüleri işlev ailesine özgü olarak normalleştirir; artık karakter aileleri yayın dışı kalır.
Yorum: Ses geçiş öğeleri ek düğümü yapılmadığında gerçek çokluk, iyelik, durum, zaman ve kişi ilişkileri doğrudan bağlanır; yapay ara düğümlerin entropi ve geçiş sayısını şişirmesi önlenir.
Sınır: Sınır kararı yalnız tanımlı ve doğrulanmış ailelerde uygulanır; yeni veya belirsiz yüzeyler otomatik genellemeyle parçalanmaz.
Kanıt: Olumsuzluk, birincil zaman-görünüş, ikincil geçmiş veya şart ve kişi arasında birden çok güvenilir ardıllık canlı ağda ayrı yollar oluşturur.
Yorum: Türkçe fiil biçimi olayın gerçekleşmesini, bakış zamanını, konuşucunun kiplik tutumunu ve katılımcı uyumunu üst üste kuran küçük bir yargı mimarisi taşıyabilir.
Sınır: Yüzey zinciri tam söylem zamanı, özne göndergesi veya edimsel niyeti tek başına çözmez; bağlam ve sözdizim gerekir.
Kanıt: Şimdiki zaman→görülen geçmiş ve öğrenilen geçmiş→görülen geçmiş geçişleri ayrı ve yüksek kütleli yollar olarak gözlenebilir.
Yorum: İkinci zaman veya ek eylem katmanı, ilk görünüşü kaldırmak yerine onu daha geniş bir geçmiş, çıkarım veya koşul bakış noktasında yeniden konumlandırır.
Sınır: Teknik özellik dizilerindeki her ardışıklık aynı geleneksel birleşik zaman adıyla eşleşmeyebilir; yüzey ve cümle denetimi gerekir.
Kanıt: MAG ham token sayısını koşullu seçim, beklenen tabanı aşma, ters-yön baskınlığı ve kanıt doygunluğuyla birlikte değerlendirir.
Yorum: Çok kullanılan bir ekin bütün geçişleri güçlü değildir; daha seyrek bir geçiş belirli bir öncülden sonra yüksek olasılıkla seçiliyorsa biçim dizimsel olarak daha seçici olabilir.
Sınır: MAG katsayıları açıklanabilir bir sıralama tasarımıdır; evrensel dil bilgisi ölçütü veya insan yargısı yerine geçmez.
Kanıt: BAF, öncül koşunun yakın lema dağılımını yeni ek katmanlı koşuyla karşılaştırır ve yalnız yeterli destek ile kaynak yayılımında sonuç verir.
Yorum: Bir ek hem açık dil bilgisel anlam ekleyebilir hem de içerik çevresini az değiştirebilir; başka bir ek farklı yüklem ve konu çevrelerinde yoğunlaşarak daha yüksek dağılımsal fark gösterebilir.
Sınır: Dağılımsal fark nedensellik, sözlük anlamı değişimi veya eş anlamlılık ölçüsü değildir; yalnız kullanım çevresini karşılaştırır.
Kanıt: Ad ÖOİ tamlayan-iyelik ve durum bağlarına, fiil ÖOİ zaman-kişi kapanışı ile yakın durumlu adlara alan özgü ağırlık verir.
Yorum: Türkçede çekim ekleri hem ad öbeğinin iç ve dış bağlantılarını hem de yargı çekirdeğinin katılımcı çevresini kurmaya katkıda bulunur; ortak indeks farklı bileşen yollarını görünür tutar.
Sınır: Doğrusal yakınlık uzun bağımlılıkları ve devrik yapıları eksik yakalayabilir; sonuç öbek sınırı veya bağımlılık etiketi değildir.
Kanıt: Üçüncü tekil kişi gibi yüzeyde ayrı segment taşımayan paradigma hücreleri teorik açıklamada yer alırken ek token sayacına eklenmez.
Yorum: Bu ayrım, Türkçenin biçim bilgisel işlevlerini eksiltmeden yalnız gözlenebilir yüzey parçalarının sıklığını dürüstçe hesaplamayı sağlar. Böylece görünmeyen bir işlev, varmış gibi sayılan yapay bir ek geçişine dönüştürülmez.
Sınır: Sıfır gerçekleşmenin cümle içindeki işlevini ölçmek için ayrıca yüklem ve özne çözümlemesi gerekir; bu bölüm yalnız segment grafiğini kurar.
Kanıt: Bağlam penceresi kaynak başına tavan uygular, her geçiş için örnek kaynak sayısını ayrı yayımlar ve tek bir belge türünün bağlam dağılımını bütünüyle ele geçirmesini önler.
Yorum: Bir akademik dosya, roman veya haber akışının geçici yoğunluğu bütün anlam profilini tek başına belirleyemez; çeşitlilik puanın güven boyutuna yansır.
Sınır: Tavan tam tabakalı örnekleme değildir; kaynakların dönem, yazar ve alt tür dengesi ileride daha ayrıntılı modellenebilir.
Kanıt: Derlem sıra noktası, gözlem zamanı, kaynak imzası ve yöntem sürümü aynı yanıtta yayımlanır; sonuç önbelleği kullanılmaz.
Yorum: Yeni veri geldiğinde sayılar ve sıralamalar güncellenebilirken güvenilir aile tanımı ile formüller sabit kalır; karşılaştırılabilir canlı dil bilgisi görünümü böyle kurulur.
Sınır: Kaynak imzası veya yöntem sürümü değiştiğinde eski ve yeni sonuçlar doğrudan aynı seriymiş gibi karşılaştırılmamalıdır.
Çünkü bir ekin başka bir ekten sonra gelebilmesi, yalnız doğrusal komşuluk değil, önceki biçimin hangi dil bilgisel nesneye dönüştüğüyle ilgilidir. Çokluk eki ad kökünü çoğul bir ad gövdesine, iyelik eki bu bütünü katılımcı ilişkili bir yapıya, durum eki ise ortaya çıkan öbeği cümle ilişkisine açar. Bölüm bu tür dönüşümleri sıklık, seçicilik, yön ve bağlam farkıyla birlikte ölçer; salt örnek dizisi vermekle yetinmez.
Hayır. Ham sıklık yalnız derlem kütlesini gösterir. Zorunluluğa yaklaşan yönlülük için ters sıra, seçicilik için aynı ekten çıkan diğer yollar, rastlantı tabanı için de ailelerin bağımsız sıklıkları değerlendirilir. Yüksek sıklık geniş ve genel bir yapıdan doğabilir; düşük sıklık ise dar bir paradigma içinde güçlü biçimde seçilmiş olabilir. Bu nedenle MAG bütün bileşenleri ayrı yayımlar.
Bağlayıcı ünlü, ünsüzle biten taban ile ünsüzle başlayan iyelik ekinin ses bilgisel birleşmesini sağlar; kişi ve sayı anlamını taşıyan çekim çekirdeği değildir. ev+i+miz ile kapı+mız aynı birinci çoğul iyelik işlevini paylaşır. iyi ekin parçası saymak ünlüyle biten tabanlarda yanlış sınır üretir, allomorf sayısını şişirir ve aynı anlam ailesini gereksiz yere böler.
Bu bölüm zamir n'sini iyelikten sonra durum eki önünde beliren tarihsel ve biçim bilgisel bir sınır öğesi olarak gösterir; onu durum ekinin parçası saymaz. kapı+sı+n+dan çözümlemesinde uzaklaşma eki -dandır. Bu ayrım -ndan, -nde, -nı gibi yüzeylerin ayrı anlam ailelerine dönüşmesini önler. Terimsel tartışmadan bağımsız olarak hesaplama açısından temel karar, nnin durum işlevini taşımadığıdır.
Hayır. Yardımcı y yalnız doğrulanmış ek ailesi ve tanımlı yüzey değişkesi birlikte bulunduğunda ayrılır. araba+y+a ve araba+y+ı örneklerinde sınır açıktır; buna karşılık -yor içindeki y ek gerçekleşmesinin parçasıdır. Karaktere dayalı genel bir y silme kuralı kökleri ve ekleri bozar. Sistem önce işlev ailesini doğrular, sonra yalnız o aileye özgü kanonik yüzeyi üretir.
Kanıtlamaz. BAF, bir öncül çekim koşusuyla aynı koşuya yeni ek geldiğindeki yakın lema dağılımlarının Jensen-Shannon ayrışmasını ölçer. Yüksek değer kullanım çevresinin yeniden ağırlıklandığını gösterir; bunun nedeni dil bilgisel katkı, farklı lema bileşimi, metin türü veya çözümleme yanlılığı olabilir. Sözlük anlamı değişimi için insan denetimli anlam ayrımı ve aynı lemalar üzerinde daha sıkı karşılaştırma gerekir.
Hayır. Kişi, sayı veya zaman gibi açık bir dil bilgisel işlev, çekimli biçimin yakın içerik sözlerini büyük ölçüde koruyarak eklenebilir. BAF içerik çevresindeki dağılımsal değişimi ölçer; dil bilgisel işlevin varlığını ölçmez. Bu nedenle her geçişte kuramsal anlam artımı metinsel olarak, bağlamsal fark ise sayısal olarak ayrı gösterilir. Düşük fark, daha çok bağlam korunumu anlamına gelir.
Hayır. ÖOİ, yakın içerik sürekliliği, ad veya fiile özgü çekim eşleşmesi, zincir derinliği ve kaynak yayılımından oluşan açıklanabilir bir göstergedir. Bağımlılık ağacı ya da öbek sınırı etiketi üretmez. Türkçenin esnek dizilişi ve uzun bağımlılıkları doğrusal pencerenin dışında kalabilir. İndeks, çekimli biçimin yerel yapı kurma eğilimini karşılaştırmak için kullanılır; kesin çözümleme yerine geçmez.
İki alanın girdi ve çıktı türleri ile anlam katmanları farklıdır. Ad çekimi nicelik, iyelik, durum ve aitlik üzerinden ad öbeği ilişkileri kurar; fiil çekimi kutupluluk, zaman-görünüş, kiplik, ikincil yargı ve kişi üzerinden yargıyı yapılandırır. Aynı toplam içinde normalize edilirse çok sık ad durumları dar fiil paradigmalarını gölgeleyebilir. Ayrı ağlar alan içi olasılıkları anlamlı tutar.
Sıfat-fiil, isim-fiil ve ulaçlar fiil tabanından yeni sözdizimsel işlevler üretir; her biri sonlu zaman-kişi zinciri değildir. Fiilimsi sonrasında ad çekimi gelebilir ve bu yeni ad koşusu ayrıca ölçülebilir. Fiilimsi eklerini sonlu fiil çekimine katmak sıfat-fiil→iyelik veya isim-fiil→durum geçişlerini yanlışlıkla zaman→kişi gibi göstereceği için bölüm bu iki katmanı ayırır.
mı/mi/mu/mü ünlü uyumuna katılmasına karşın standart yazımda ayrı sözdür ve güncel Türkçe işaretleme çerçevesinde ayrı token olarak çözümlenir. Soru anlamı yargının yorumunu etkiler, fakat bu durum onu sözcük içi çekim segmenti yapmaz. Bölüm, eski teknik kaynakta soru edatı etiketiyle bulunan parçaları güvenilir ek ailesi listesine almaz ve ardıllık sıklığına katmaz.
Türkçede üçüncü tekil kişi birçok fiil çekiminde sıfır gerçekleşir; yani ayrı bir yüzey segmenti yoktur. Bu bölüm gerçek yüzey ek tokenlarını saydığı için sıfır gerçekleşmeyi sanki yazılı bir ekmiş gibi sıklığa eklemez. Paradigmatik işlev anlatımda korunur, ancak ağ düğümü yalnız başvuru ayrı ve güvenilir bir segment gösterdiğinde oluşur. Böylece kuramsal hücre ile gözlenen parça ayrılır.
İstek veya emir gibi bazı biçimlerde kip ile kişi tek yüzey segmentinde kaynaşabilir. Sistem yüzeyde doğrulanmayan iki ayrı ek sınırı uydurmaz; segmenti istek + 1. çoğul kişi birleşimi gibi bileşik bir ailede tutar. İşlevsel bileşenler etikette görünür, fakat iç ardıllık gerçek iki segmentmiş gibi geçiş sayacına yazılmaz. Bu karar morfotaktik ağın yüzey kanıtına sadık kalmasını sağlar.
Hayır. Sürpriz, bir önceki ek bilindiğinde sonraki ekin ne kadar az öngörülebilir olduğunu bit cinsinden ölçer. Dar bir birleşik zaman veya seyrek kişi biçimi bütünüyle geçerli olduğu halde yüksek sürpriz taşıyabilir. Yanlışlık değerlendirmesi için FSM geçerliliği, bağlam, örnek yüzeyler ve çözümleme güveni gerekir. Sürpriz yalnız seçim dağılımının bilgi miktarını gösterir.
Sayılmıyor. -lar/-ler, -da/-de, -dan/-den ve kişi-iyelik değişkeleri aynı işlev ailesinde toplanır. Yüzey değişkeleri denetim ve ses bilgisel dağılım için ayrıca listelenebilir, fakat anlam farkı grafiğinde ayrı düğümler oluşturmaz. Allomorf seçimi tabanın ses yapısıyla ilgilidir; tek başına yeni nicelik, durum, zaman veya kişi anlamı üretmez.
Ek ailesi ile ardıllık sıklığı, tam yüzey-lema projeksiyonundan gelir ve bütün güncel ağırlığı kapsar. Bağlam farkı ile öbekleşme ise cümle dizilerini ve yakın komşuları okumayı gerektirdiğinden kaynak dengeli, sınırlı bir güncel pencerede hesaplanır. İkinci evren performans sınırı kadar temsil denetimi de sağlar. Sayfada iki kapsam ayrı gösterilerek pencere sayısı tam sıklık sanılmaz.
Hesaplanmış sıfır ile hesaplanamayan değer farklıdır. Geçiş veya karşılaştırılabilir öncül en az destek eşiğini aşmıyorsa ya da yeterli kaynak grubuna yayılmıyorsa Jensen-Shannon karşılaştırması yayımlanmaz. Sıfır yazmak iki dağılımın gerçekten aynı olduğunu ileri sürerdi. Sistem eksik kanıtı çizgi ve açıklamayla göstererek bu yanlış kesinliği önler.
Hayır. Derlem büyüdükçe aynı güvenilir aile listesi ve aynı formüllerle sıklıklar, bağlamlar ve indeksler yeniden hesaplanır. Aile sınırı, eşik, örneklem tasarımı veya katsayı değişirse yöntem sürümü yükseltilir ve değişiklik günlüğüne yazılır. Bu ayrım, doğal veri güncellemesini sessiz algoritma değişikliğinden ayırır ve zaman içindeki sonuçların karşılaştırılabilirliğini korur.
Kaynaklar kuramsal ve yöntemsel dayanak olarak kullanılır. Bölümün anlatımı, operasyonel modelleri, formülleri, grafik tasarımı, yorumları ve terim açıklamaları GTS için özgün olarak yazılmıştır; kaynak metinler aynen çoğaltılmamıştır.
Yerel kaynak havuzundaki Eker_Çağdaş_Türk_Dili.pdf dosyasının ilgili ses ve biçim bilgisi sayfaları ek sınırı denetiminde kullanılmıştır. Kaynak metin bölüme kopyalanmamış, anlatım ve bütün GTS ölçüleri özgün olarak oluşturulmuştur.
18 kaynağın tamamı doğrulandı. Kaynak kimlikleri yayıncı, DOI, ACL Anthology, Universal Dependencies, WALS ve kurumsal yayın sayfaları üzerinden denetlendi. Yerel Eker PDF'sinin ses ve biçim bilgisi bölümleri yalnız ek sınırı kararlarını karşılaştırmak için okundu; hiçbir tanım veya paragraf aynen aktarılmadı. Son denetim: 02.08.2026 15:52 TSİ.
Türkçe ses ve biçim bilgisi, yardımcı sesler, çekim ekleri ve ek sınırları için başvuru kitabı
Kaynağı doğrulaTürkçede ad ve fiil çekimi, ek sırası, öbek yapısı ve anlam işlevleri için kapsamlı başvuru dil bilgisi
Kaynağı doğrulaTürkçenin eklemeli yapısı, durum ve iyelik ilişkileri ile fiil çekimi için betimsel başvuru eseri
Kaynağı doğrulaBiçim birimi, çekim, paradigma ve biçim dizimi ayrımları için genel biçim bilgisi başvuru kitabı
Kaynağı doğrulaTürkçe yüzey biçimlerinin hesaplamalı çözümlemesi ve bağlama dayalı belirsizlik giderimi
Kaynağı doğrulaTürkçede tokenlaştırma, çekimli ve çekimsiz fiil ayrımı, ek eylem ve soru edatı için güncel kurumsal işaretleme çerçevesi
Kaynağı doğrulaTürkçe için ortak sözcük türü, biçim bilgisi ve bağımlılık gösteriminin yöntemsel temeli
Kaynağı doğrulaTürkçenin zengin biçim bilgisinin bağımlılık ve öbek çözümlemesine katkısını gösteren çalışma
Kaynağı doğrulaTürkçede karmaşık çekim, sıfır gerçekleşme ve biçim sınırı işaretlemesinin güçlüklerini inceleyen çalışma
Kaynağı doğrulaTürkçe dil bilgisi tanımlarında ek sınırı ve yardımcı ses gösteriminin tutarlılığına ilişkin kurumsal bildiri
Kaynağı doğrulaDerlem örneklemesi, sıklık, temsil gücü ve nicel bulguların sınırlandırılmış yorumu için yöntem kitabı
Kaynağı doğrulaBirlikte görünme, karşılıklı bilgi ve bağlamsal birliktelik ölçümleri için temel çalışma
Kaynağı doğrulaEntropi, bilgi miktarı ve dağılımsal belirsizlik ölçülerinin matematiksel temeli
Kaynağı doğrulaBiçim bilgisel tür, token, yayılım ve üretkenlik ölçülerinin derlem tabanlı yorumu
Kaynağı doğrulaTürkçe verisi üzerinde biçim bölütleme ile morfotaktiği birlikte öğrenen olasılıksal çalışma
Kaynağı doğrulaAğırlıklı sonlu durumlu dönüşüm ile biçim bilgisel yeniden çekim çalışması
Kaynağı doğrulaBiçim bilgisel çekimde entropi, örnek seçimi ve güven ilişkisini inceleyen çalışma
Kaynağı doğrulaTürkçenin çekimsel ekleme yönünü tipolojik veri içinde gösteren kurumsal kayıt
Kaynağı doğrulaAd ve fiil çekimini ayrı güvenilir ağlarda ölçen canlı morfotaktik bölüm; MAG, BAF, YZS, morfotaktik sürpriz ve ÖOİ formülleri; yardımcı ses ve zamir n'si sınır denetimi; grafikler, sorular, terimler ve doğrulanmış kaynaklar eklendi.