- Sözdizimsel esneklik
- Bir dilsel birimin ilişkileri bütünüyle bozulmadan birden çok yüzey konumunda gerçekleşebilme eğilimi; sınırsız serbestlik veya anlam eşdeğerliği değildir.
- Sözdizimsel Esneklik İndeksi
- Konum entropisi, yüklem yönü, dağılım genişliği ve kaynak dayanıklılığını açıklanabilir ağırlıklarla birleştiren 0–100 arası canlı eğilim ölçüsü.
- Konum entropisi
- Bir rol adayının göreli cümle bölgelerine ne ölçüde dengeli yayıldığını gösteren, bölümde beş bölge için normalize edilmiş bilgi kuramsal ölçü.
- Göreli konum
- Bir terimin mutlak sıra numarasının cümle uzunluğuna bölünerek başlangıç ile son arasında ortak bir ölçeğe taşınmış biçimi.
- Konum dilimi
- Farklı uzunluktaki cümlelerin karşılaştırılabilmesi için göreli konum ekseninin burada eşit genişlikli beş bölgeye ayrılmış parçalarından biri.
- Konum genişliği
- Bir rolün merkezî örneklerinin kapladığı alanı, yüzde 10 ile yüzde 90 konum nicelikleri arasındaki uzaklık üzerinden gösteren bileşen.
- Yön hareketliliği
- Bir öge adayının tek çekimli yüklemin yalnız bir yanında yoğunlaşmak yerine yüklemin iki yanında ne ölçüde dengeli gerçekleştiğini gösteren oran.
- Yüklemden kaçış
- Çekimli yüklem adayının yaygın son bölge dışındaki konumlarda gerçekleşme oranını yükleme özgü yön bileşeni olarak gösteren ölçüm.
- Kaynak dayanıklılığı
- Bir konum örüntüsünün tek metin kanalına bağlı kalmayıp farklı kaynak türlerinde yinelenmesini normalize kaynak entropisiyle gösteren bileşen.
- Güven puanı
- Esneklik değerinden ayrı olarak örnek büyüklüğü, kaynak sayısı ve ölçüm kanallarının yeterliliği hakkında kullanıcıya bilgi veren denetim göstergesi.
- Rol adayı
- Morfoloji ve yüzey ipuçlarıyla belirli bir sözdizimsel işleve aday gösterilen, fakat tam bağımlılık çözümü bulunmadıkça kesin rol sayılmayan birim.
- Yalın ad adayı
- Durum eki taşımayan ve özne, belirtisiz nesne, yüklem adı ya da başka bir ad öbeği görevi üstlenebilecek belirsiz ad veya zamir birimi.
- Belirtili nesne adayı
- Yükleme durumu izi taşıdığı için nesne işlevine güçlü aday olan, ancak yönetici yüklemi bağlam ve önermecik sınırıyla doğrulanması gereken ad öbeği.
- Durum işareti
- Ad öbeğinin yüklem veya başka bir yöneticiyle kurduğu ilişkiyi yönelme, bulunma, çıkma, yükleme ya da araç gibi biçimlerle belirginleştiren ek.
- Çekimli yüklem adayı
- Zaman, kip, kişi veya yüklemsellik izi taşıyan ve önermeciğin çekimli merkezi olmaya aday görülen eylem ya da yüklemsel birim.
- Yüklem yönü
- Bir rol adayının tek çekimli yüklem merkezine göre önce, sonra veya aynı konumda bulunmasını ilişkisel biçimde gösteren sınıflama.
- Yerel sıra kısıtı
- Büyük cümle ögelerinin hareket alanından farklı olarak bir öbek içindeki yakın birimlerin belirgin bir yönü koruma eğilimi.
- Yön baskınlığı
- Bir yerel çiftte beklenen sıra ile ters sıra sayıları arasındaki farkın toplam örnek sayısına oranıyla ölçülen yerel katılık göstergesi.
- Komşuluk
- İki yüzey teriminin araya başka terim girmeden yan yana bulunması; sözdizimsel bağımlılık için yararlı bir ipucu olsa da onunla özdeş değildir.
- Bağımlılık
- Bir baş birim ile onun anlamını veya dil bilgisel işlevini tamamlayan bağımlı birim arasında kurulan yönlü sözdizimsel ilişki.
- Bağımlılık uzaklığı
- Bir bağımlılık ağacında baş ile bağımlı arasında yüzey sırasında bulunan terim sayısına dayalı işlemleme ve düzen karşılaştırma ölçüsü.
- Önermecik sınırı
- Bir yüklem ve ona bağlı katılımcıların oluşturduğu alanı başka yüklemsel alanlardan ayıran, çok yüklemli yapılarda rol ataması için gerekli sınır.
- Bilgi yapısı
- Bir önermedeki içeriğin bağlamda konu, odak, verili bilgi, yeni bilgi ve artalan gibi iletişimsel görevler bakımından düzenlenişi.
- Konu
- Söylemin hakkında ilerlediği ya da erişilebilir kabul ettiği içerik birimi; yalnız cümle başında bulunmak konu olmak için yeterli değildir.
- Odak
- Bir bağlamda seçenekleri daraltan, karşıtlık kuran veya yeni bilginin merkezini taşıyan unsur; yalnız yüklem önüyle mekanik biçimde eşlenemez.
- Artalan
- Önermenin ana ileri sürümüne göre ikincil kalan, çoğu kez erişilebilir veya sonradan eklenen açıklayıcı bilgi alanı.
- Devrik sıra
- Yüklemin yaygın son konum dışında gerçekleştiği yüzey düzeni; tek başına bozukluk, rastlantı veya belirli bir söylem işlevi anlamına gelmez.
- Korumalı örneklem
- Yanlış eşleştirmeyi azaltmak için cümle uzunluğu, yüklem sayısı, morfoloji ipucu ve kaynak yeterliliği gibi açık kapılardan geçirilmiş veri alt kümesi.
- Canlı pencere
- Büyüyen derlemin en yeni uygun cümlelerinden oluşan ve web isteği sırasında güncel ölçüm üretmek için tanımlı büyüklükte tutulan veri kesiti.
- Karşıt durum deneyi
- Bir ögenin ek ve rol bilgisini koruyarak yeri değiştirildiğinde özgün sıra ile yeni sıra arasındaki model veya insan tepkisi farkını ölçen deney.
- Olasılık farkı
- Bir dil modelinin özgün ve korumalı biçimde değiştirilmiş sıralara verdiği kayıp ya da olasılık değerleri arasındaki karşılaştırmalı uzaklık.
- Temsil uzaklığı
- İki cümlenin bağlamsal model gösterimleri arasındaki benzerlik kaybını, burada kosinüs uzaklığı gibi bir ölçüyle anlatan değer.
- Kategorisel dil bilgisi
- Sözcük ve öbeklere işlevsel türler vererek sözdizimsel birleşme ile anlam bileşimini sınırlı işlemler üzerinden birlikte açıklayan biçimsel yaklaşım.
- Tür yükseltme
- Kategorisel çözümlemede bir birimin başka ögelerle farklı sırada birleşebilmesi için daha yüksek işlevsel kategoriye dönüştürüldüğü işlem.
- Kalibrasyon
- Bir modelin güven değerleriyle gerçek doğruluk oranlarının uyumunu denetleme ve küçük ya da dengesiz örneklemden doğan aşırı kararları düzenleme işlemi.
- Belirsizlik
- Bir gözlem için birden çok rol veya yapı çözümünün yeterli kanıt taşıması nedeniyle sistemin tek ve kesin etiket vermekten kaçındığı ölçülebilir durum.
- Tanıklanma
- Bir sıra veya yapının derlemde gerçek bir bağlam içinde görülmüş olması; tek başına genellik, anlam eşdeğerliği veya dil bilgisel zorunluluk kanıtı değildir.
- Kullanım merkezi
- Bir yapı için derlemde en yoğun gerçekleşmelerin toplandığı sıra ya da konum bölgesi; mümkün olan bütün yapıların sınırı olarak yorumlanmaz.
- Yöntem sürümü
- Canlı ölçümün filtre, formül, ağırlık ve örneklem kurallarını belirleyen; karşılaştırmaların aynı hesap düzenine dayanmasını sağlayan kalıcı kimlik.