- Yüklem
- Bir cümlede olay, durum, varlık veya sınıflandırma bildiren yargının çekim ve bağlam bakımından merkezini oluşturan sözcük ya da öbek.
- Yargı
- Yüklem çekirdeğinin katılanlar, kiplik, zaman, olumsuzluk, soru ve sınır kanıtlarıyla birlikte kurduğu bağlamsal bildirim bütünü.
- Yüklemleşme
- Bir sözlüksel birimin çekim, öbek bütünlüğü ve çevresel ilişkiler kazanarak cümlede yüklem görevi üstlenme süreci.
- Yargılaşma
- Yüklem adayının zaman, kiplik, katılan ve cümle sınırı kanallarıyla tamamlanmış bir bildirim çevresi kurma derecesi.
- Eylem yüklemi
- Sözlüksel çekirdeği eylem olan ve zaman, görünüş, kip ile kişi bilgisini çekim yoluyla taşıyabilen yüklem kuruluşu.
- Ad yüklemi
- Ad, sıfat, zamir, sayı veya başka bir ad soylu ögenin ek eylemli ya da sıfır ekli biçimde yargı çekirdeği olması.
- Ek eylem
- Ad soylu yüklemlere zaman, kip ve kişi özellikleri kazandıran; yüzeyde bitişik, ayrı veya sıfır biçimde gerçekleşebilen dil bilgisel araç.
- Sıfır ek
- Bir dil bilgisel işlevin ayrı ve işitilir bir biçim taşımadan, yapı ile bağlam karşıtlığından anlaşılması için kullanılan çözümleme terimi.
- Sıfır ekli ad yüklemi
- Açık ek eylem göstermeyen fakat cümle bütünlüğünde ad soylu bir çekirdekle sınıflandırma veya durum yargısı kuran aday yapı.
- Çok sözcüklü yüklem
- Sözlüksel içerik ile çekim veya görünüş işlevinin iki ya da daha çok yüzey birimine dağıldığı yüklem kuruluşu.
- Yardımcı eylem
- Ad, sıfat veya fiilimsi bir çekirdekle birleşerek yüklem kuruluşuna çekim, görünüş ya da oluş anlamı katan eylem.
- Yardımcı eylemli kuruluş
- Ad veya sıfat ögesiyle etmek, olmak, kılmak, yapmak gibi bir eylemin birlikte yüklem işlevi üstlendiği yapı adayı.
- Eylem zinciri
- Bir eylem veya fiilimsi çekirdeğinin başka bir eylemle yeterlik, başlama, sürme, yaklaşma ya da bitiş ilişkisi kurduğu dizi.
- Çekimli taşıyıcı
- Yargının zaman, görünüş, kip veya kişi bilgisini yüzeyde açık biçimde taşıyan eylem ya da ek eylem birimi.
- Fiilimsi
- Eylem içeriğini korurken ad, sıfat veya zarf işlevli bir yan yapı kurabilen ve ana çekimli yükleme bağlanan biçim.
- İç yargı
- Başka bir yargının katılanı, niteleyicisi, koşulu veya aktarım içeriği olarak daha geniş cümle yapısına gömülen yargı katmanı.
- Ana yargı
- Cümlenin bağımsız kip ve kapanış merkezini taşıyan, diğer fiilimsi veya içerik yapılarını kendi çevresinde birleştiren yargı.
- Yargı zinciri
- Bir cümlede ardışık, bağlaçlı veya iç içe gerçekleşen birden çok görünür çekimli taşıyıcının oluşturduğu yapı profili.
- Yargı çekirdeği
- Yüklem kuruluşunun sözlüksel içerik ile zorunlu çekim kanallarını bir araya getiren merkezî bölümü.
- Katılan
- Yüklemin bildirdiği olay veya durum çevresinde yapan, etkilenen, deneyimleyen, hedef ya da yer gibi ilişkilere aday olan öge.
- Durum çerçevesi
- Yüklem çevresinde görülen belirtme, yönelme, bulunma, ayrılma, araç ve tamlayan durumu işaretlerinin oluşturduğu yüzey örüntüsü.
- Tamlayan durumu
- Belirtili ad tamlamasında tamlayanı işaretleyen ve çoğunlukla iyelik işaretli tamlananla ilişki kuran ad durumu.
- İyelik işareti
- Bir adın kişiyle ya da başka bir ad öbeğiyle sahiplik, bütün-parça veya belirleme ilişkisini biçimsel olarak gösteren ek.
- Anlamsal rol adayı
- Durum eki, sözcük türü ve yüklem çevresinden çıkarılan fakat bağımlılık ile bağlam doğrulaması tamamlanmamış katılan işlevi.
- Kiplik
- Yargının gereklilik, olasılık, istek, koşul, emir veya konuşur tutumu bakımından nasıl sunulduğunu düzenleyen dil bilgisel alan.
- Zaman
- Yargıda bildirilen olay veya durumun konuşma anı ya da başka bir başvuru noktasına göre konumlandırılması.
- Görünüş
- Olayın sürme, tamamlanma, alışkanlık veya evre yapısının konuşur tarafından hangi açıdan sunulduğunu belirleyen kategori.
- Kişi
- Yargı çekirdeğinin konuşan, dinleyen veya üçüncü kişi katılımcıyla kurduğu uyum ilişkisini gösteren çekim kategorisi.
- Olumsuzluk
- Bir olayın, durumun veya sınıflandırmanın gerçekleşmediğini ya da geçerli olmadığını yargı içinde işaretleyen kutup değeri.
- Soru parçacığı
- Türkçede ayrı yazılan ve yüklem çevresinde kişi ile zaman düzenine katılarak soru yargısı kurabilen mı, mi, mu, mü biçimleri.
- Bilgi kaynağı
- Konuşurun bir bilgiyi doğrudan gözlem, çıkarım, aktarım veya başka erişim yolları üzerinden sunduğunu işaretleyebilen kategori.
- Edilgenlik
- Olayın yapanını geri plana alıp etkilenen veya olayın kendisini yargı merkezine taşıyabilen çatı düzeni.
- Yargı Tamamlanma Ufku
- Ana yüklem adayının cümlenin toplam yüzey uzunluğu içindeki normalleştirilmiş doğrusal konumunu gösteren GTS ölçüsü.
- Yargı Kapanış Direnci
- Ana yüklem adayı göründükten sonra cümlede kalan yüzey alanının toplam hareket alanına oranını gösteren GTS ölçüsü.
- Art alan
- Ana yüklem çekirdeğinden sonra gelen ve açıklama, odak, düzeltme, seslenme ya da başka yargı parçası taşıyabilen bölüm.
- Yüklem Sıkıştırma Oranı
- Görünür dil bilgisel operatör sayısını yüklem kuruluşunun yüzey birimi genişliğine bölen biçimsel yoğunluk ölçüsü.
- Dil bilgisel operatör
- Zaman, görünüş, kip, kişi, olumsuzluk, soru, edilgenlik veya bilgi kaynağı gibi yargıyı düzenleyen kategori.
- Yüklem Öbeği Kararlılığı
- Çok sözcüklü yüklem adayının bağlam tutarlılığını ve farklı kaynak türlerine yayılımını birlikte puanlayan GTS ölçüsü.
- Görünür Yargı Yoğunluğu
- Kalite kapısından geçen her yüz cümleye düşen açık çekimli yargı taşıyıcısı sayısını gösteren canlı oran.
- Yargı Bileşeni Çeşitliliği
- Yargı çevresindeki gözlenebilir çekim, katılan, kiplik ve konum kanallarının dağılım dengesini ölçen entropi değeri.
- Koşullu entropi
- Bir değişkenin başka bir değişken bilindiğinde geriye kalan belirsizliğini bit cinsinden ölçen bilgi kuramsal nicelik.
- Normalleştirilmiş entropi
- Entropiyi gözlenen sınıf sayısının ulaşabileceği en yüksek değere bölerek sıfır ile bir aralığına getiren ölçü.
- Kaynak dayanıklılığı
- Bir örüntünün tek bir kaynak türünde yığılmak yerine farklı kaynak kümelerinde yeterli ve dengeli kanıt bulma derecesi.
- Morfoloji kapsamı
- Canlı örneklemdeki yüzey birimlerinin güvenilir sözcük türü ve çekim ipuçlarıyla eşleşen bölümünün oranı.
- Morfolojik belirsizlik
- Bir yüzey biçiminin sözcük türü, lema veya çekim özelliklerinin birden çok olası çözüm taşımasından doğan belirsizlik.
- Yapısal belirsizlik
- Komşu birimlerin gerçek bir yüklem öbeği veya bağımlılık ilişkisi kurup kurmadığının yüzey kanıtıyla kesinleşmemesi.
- Sınır belirsizliği
- Cümle, alıntı, başlık veya iç yargı sınırlarının noktalama ve yüzey düzeninden güvenle ayrılamamasından doğan belirsizlik.
- Korumalı örneklem
- Uzunluk, karakter, cümle bütünlüğü, kaynak ve morfoloji kapılarından geçerek gürültü riski azaltılmış canlı cümle kümesi.
- Kaynak dengeli örneklem
- Her kaynak türüne aynı üst sınırı uygulayarak çok büyük bir kaynağın canlı ölçümün tamamını belirlemesini önleyen seçim düzeni.
- Canlı pencere
- Güncel derlem sıra noktasından geriye doğru seçilen ve sayfa isteği sırasında yeniden ölçülen sınırlı fakat kaynak dengeli veri aralığı.
- Yöntem sürümü
- Filtre, sınıflama, formül ve ağırlıkların hangi hesap düzeniyle üretildiğini belirleyen kalıcı yöntem kimliği.
- Tanık
- Canlı dağılımdaki bir yapı örüntüsünü eksiksiz ve nötr cümle bağlamında somutlaştırmak için insan denetimiyle seçilen örnek.
- Açıklanabilir puan
- Toplam değerin gözlenebilir bileşenlere, ham sayılara ve sınırlara geri bağlanabildiği karşılaştırmalı hesap sonucu.
- Sıfır taşıyıcı sınıfı
- Açık çekimli eylem bulunmayan ve sıfır ekli ad yüklemi ile eksilti olasılıklarının ayrıca incelendiği cümle kümesi.
- Çoklu taşıyıcı sınıfı
- İki veya daha çok görünür çekimli biçim barındırdığı için tek ana yüklemli konum hesabından ayrılan cümle kümesi.