can
(a., sf.)
Farsça cān
· 7 anlam · 0 geçiş
Anlamlar
-
2.
İnsanın kendi varlığı, özü
-
4.
► kişi
-
5.
İnsanın duygularını taşıyan iç âlemi
-
6.
Bektaşilik ve Mevlevilikte tarikat kardeşi
İlgili Atasözleri ve Deyimler
- · cana (veya canına) can katmak
- · cana gelecek mala gelsin
- · cana kıymak
- · can alacak nokta (veya yer)
- · can alıp can vermek
- · cana minnet saymak (veya bilmek)
- · can atmak
- · can başına sıçramak
- · can baş üstüne
- · can beslemek
- · can boğazdan gelir (veya geçer)
- · can borcunu ödemek
- · can bostanda bitmez
- · can bulmak
- · can cana, baş başa
- · can candan şirindir (veya tatlıdır)
- · can canın yoldaşıdır
- · can cümleden aziz
- · can çekişmek
- · can çekişmektense ölmek yeğdir
- · can çıkmayınca (veya çıkmadan) huy çıkmaz
- · candan geçmek
- · can dayanmamak
- · can derdinde olmak
- · can derdine düşmek
- · can gelmek
- · canı acımak
- · canı ağzına (veya boğazına) gelmek
- · canı bayılmak
- · canı burnuna (veya burnundan) gelmek
- · canı burnundan çıkmak
- · canı cana ölçmek
- · canı canına (veya içine) sığmamak
- · canı cehenneme
- · canı çekilmek
- · canı çekmek
- · canı çıkasıca
- · canı çıkmak
- · canı çıksın!
- · canı gelip gitmek
Birleşik Sözcükler
can acısı, can alıcı, can arkadaşı, can bunaltısı, canciğer, can çabası, can damarı, can direği, can dostu, can düşmanı, can eriği, canevi, can feda, canfes, can havliyle, can korkusu, cankulağı, can kurban, cankurtaran, can kuşu, can noktası, can pahasına, can pazarı, can sağlığı, can salı, can sıkıntısı, can simidi, cansiparane, can sohbeti, can suyu, can tahtası, can yeleği, can yoldaşı, cana yakın, canı burnunda, canı cebinde, canıgönülden, canı pek, canı sıkkın, canı tatlı, canı tez, canıyürekten, canına düşkün, canla başla, babacan