hayat
(a., din b.)
[haya:tı]
Arapça ḥayāt
· 9 anlam · 1 geçiş
Anlamlar
İlgili Atasözleri ve Deyimler
- · hayata atılmak
- · hayata bağlamak
- · hayata dönmek
- · hayata geçirmek
- · hayata gözlerini yummak (veya kapamak)
- · hayata karıştırmak
- · hayata küsmek
- · hayat geçirmek
- · hayatı cehennem etmek
- · hayatı gitmiş, mematı kalmış
- · hayatı kaymak
- · hayatına girmek
- · hayatından çıkarmak
- · hayatını (birine) borçlu olmak
- · hayatını kazanmak
- · hayatının baharında olmak
- · hayatının baharını yaşamak
- · hayatını vermek
- · hayatını yaşamak
- · hayatını zehir etmek (veya zehre çevirmek)
- · hayatın sillesini (veya tokadını) yemek
- · hayat memat meselesi (yapmak veya olmak)
- · hayatta olmak
- · hayat vermek
Birleşik Sözcükler
hayat adamı, hayatağacı, hayat arkadaşı, hayat boyu, hayat dersi, hayat dolu, hayat düzeyi, hayat felsefesi, hayat hikâyesi, hayat kadını, hayat kavgası, hayat mücadelesi, hayat okulu, hayat öpücüğü, hayat öyküsü, hayat pahalılığı, hayat seviyesi, hayat sigortası, hayat standardı, hayat şartları, hayat tarzı, abıhayat, bitkisel hayat, kaydıhayat, lüks hayat, ömrühayat, özel hayat, sosyal hayat, aile hayatı, bohem hayatı, cehennem hayatı, çalışma hayatı, düşünce hayatı, fikir hayatı, gece hayatı, iş hayatı, komün hayatı, yazı hayatı