kapı
(a., tar., bl., mec.)Anlamlar
-
2.
Bu açıklıktaki açılıp kapanan kanat
-
6.
(bl.) ► portal
-
8.
(mec.) Gidere yol açan gereksinim
İlgili Atasözleri ve Deyimler
- · kapı açmak
- · kapı almak (veya yapmak)
- · kapı aralamak
- · kapı aramak
- · kapı baca açık (olmak)
- · kapıda kalmak
- · kapıdan çevirmek
- · kapıdan kovsan bacadan düşer (veya girer)
- · kapı dışarı etmek (veya atmak)
- · kapı gibi
- · kapı kadar
- · kapı kapı aramak
- · kapı kapı dolaşmak (veya gezmek)
- · kapıları açık tutmak
- · kapıları kapamak
- · kapılar yüzüne (veya üzerine veya üstüne) kapanmak
- · kapısına kilit vurmak
- · kapısını aşındırmak
- · kapısını çalmak
- · kapıya dayanmak
- · kapı yapmak
- · kapıyı açmak
- · kapıyı büyük açmak
- · kapıyı göstermek
Birleşik Sözcükler
kapı ağası, kapı ağzı, kapıaltı, kapı bir komşu, kapı çuhadarı, kapı duvar, kapı halkı, kapı kâhyası, kapı kapamaca, kapı karşı komşu, kapı kethüdası, kapı kolu, kapı komşu, kapıkule, kapı kulu, kapı mandalı, kapı oğlanı, kapı perdesi, kapı tokmağı, kapı yoldaşı, kapı zili, kapısı açık, açık kapı, akordiyon kapı, ana kapı, ara kapı, çakma kapı, çarpma kapı, çat kapı, çekme kapı, çelik kapı, çift kapı, demir kapı, dış kapı, döner kapı, kuzu kapı, sağır kapı, taç kapı, topal kapı, yağlı kapı, yavru kapı, adalet kapısı, ağa kapısı, cümle kapısı, çıkış kapısı, devlet kapısı, ekmek kapısı, el kapısı, geçim kapısı, giriş kapısı, gümrük kapısı, hacet kapısı, hükûmet kapısı, kısmet kapısı, koltuk kapısı, komşu kapısı, kuzuluk kapısı, mahkeme kapısı, masraf kapısı, mide kapısı, nizamiye kapısı, paşa kapısı, serasker kapısı, servis kapısı, sınır kapısı, sokak kapısı, söz kapısı, şeyhülislam kapısı, umut kapısı, ümit kapısı