Bakış açısı

GTS Ansiklopedisi maddesi

GTS Ansiklopedisi Edebiyat ve anlatı

Bakış açısı

Anlatılan dünyanın hangi algı, bilgi, değer ve konum üzerinden seçilerek sunulduğunu belirleyen; kimin gördüğü ile kimin konuştuğu sorularını ilişkilendiren, fakat anlatıcı türüne veya dil bilgisel kişiye bütünüyle indirgenemeyen anlatısal düzen.

Özgünlük kanıtı 93.6/100 Çok yüksek
Diğer GTS maddelerinden uzaklık
%74
Kaynak anlatımından bağımsızlık
%100
Cümle tekilliği
%100
Üretim izi bütünlüğü
%100

İçerik karması: cf5cc0ec0574 · Kanıt kapsamı %100

Puan; içerik karması ve sürüm izi, maddeler arası metinsel uzaklık, ansiklopedi içi cümle tekilliği ve erişilebilen kaynaklardan bağımsız anlatım ölçümlerini birleştirir. Evrensel intihal kanıtı değildir.

Bakış açısı, anlatıda kameranın bulunduğu yeri gösteren basit bir görme mecazından daha geniştir. Hangi kişinin algısının izlendiği, okurun kimin bildikleriyle sınırlandığı, olayların hangi değerlerle yorumlandığı ve uzaklıkların nasıl hissedildiği bu düzenin parçalarıdır. Bir sahneyi dış anlatıcı aktarırken bilgi yalnız bir karakterin deneyimiyle sınırlanabilir; “ben” diyen anlatıcı ise geçmişteki kendisine bugünün bilgisiyle bakabilir. Bu örnekler, anlatıcı ile bakış açısının neden eş anlamlı olmadığını gösterir. Geleneksel sınıflandırmalar kahraman, gözlemci ve hâkim bakış gibi adlar kullanırken çağdaş anlatı kuramı ses ile odaklanmayı ayrı eksenlerde inceleyebilir. Terimler arasında birebir eşleme yapmak yerine her metinde bilgi miktarı, algı merkezi, değerlendirme dili ve bu konumların değişip değişmediği somut işaretlerle saptanır. Böylece sınıflandırma eseri bir etikete kapatmaz, okurun olay dünyasına hangi kanallardan eriştiğini açıklar.

GTS özgün görseli

Bakış açısında seçme ve bilgi dağılımı

  1. Konum Olay dünyasına mekânsal ve zamansal uzaklık
  2. Algı Görme, işitme, duyumsama ve dikkat
  3. Bilgi Erişim, sınır, saklama ve belirsizlik
  4. Değer Yorum, tutum ve duygusal yönelim
  5. Sunuş Algının anlatıcı diliyle aktarılması
GTS için özgün hazırlanan şema, anlatılan dünyanın bütünüyle verilmediğini; algı merkezi, erişilebilir bilgi, değer yükü, zamansal konum ve anlatma sesi arasındaki seçimlerin okurun gördüğü alanı biçimlendirdiğini gösterir.

Kimin konuştuğu ve kimin gördüğü

Anlatıcı, sözleri üreten metin içi konumdur; bakış açısı ise temsil edilen bilginin ve algının hangi konumdan seçildiğini gösterir. Dış anlatıcı bir çocuğun korkusuna yaklaşarak o çocuğun anlayamadığı ayrıntıları dışarıda bırakabilir. Tersine, olaylara katılan birinci kişi anlatıcı sonradan öğrendiği bilgilerle eski algısını aşabilir. “O” ile anlatmak her şeyi bilmek, “ben” ile anlatmak da yalnız dar görüş taşımak demek değildir. Ses ve görüş eksenleri ayrı incelendiğinde bu birleşimler görünür olur.

Dil, iki konumu bazen iç içe geçirir. Bir cümle anlatıcının zaman ve kişi düzenini korurken karakterin söz varlığını, ünlemini veya değerlendirmesini taşıyabilir. Serbest dolaylı anlatımda bu çift seslilik özellikle belirgindir. Çözümleyici her yargının kaynağını sormalıdır: Betimlenen ayrıntıyı kim algılayabilir, kullanılan niteleme kimin değerini yansıtır, bilgi anlatma anında mı yoksa olay anında mı elde edilmiştir? Tek bir zamirden çıkarılan sonuç, bu sorularla sınanmadıkça güvenilir değildir.

İç, dış ve sınırsız odaklanma

İç odaklanmada sunulan bilgi belirli bir karakterin algı ve bilgisi çevresinde daralır. Okur kişinin düşündüklerine, anılarına veya duyumlarına erişebilir, fakat onun bilmediği olaylar doğrudan verilmez. Dış odaklanmada kişilerin iç dünyası yerine gözlenebilir davranışlar, sözler ve çevresel ayrıntılar öne çıkar. Sınırsız ya da sıfır odaklanma diye anılan düzende anlatı tek bir kişinin erişimiyle bağlı değildir; farklı yer ve zamanlara, birden çok zihne yönelebilir.

Bu üçlü, metinleri kesin sınıflara ayıran değişmez bir liste değildir. Bir eser bölümden bölüme, hatta kısa bir parça içinde odak değiştirebilir. Dış gözlemle başlayan sahne bir kişinin anısına geçebilir; geniş bilgiye sahip anlatıcı belirli anda bilgiyi sınırlandırabilir. “Hâkim” veya “tanrısal” gibi geleneksel adlar geniş bilgi alanını vurgular, ancak anlatıcının her cümlede bütün bilgiyi kullandığı anlamına gelmez. En doğru betimleme, değişimin yerini ve işlevini göstermektir.

Sabit, değişken ve çoklu odak

Sabit odaklanma anlatıyı ağırlıklı olarak tek bir karakterin deneyimine bağlar. Değişken odaklanma, farklı bölümlerde veya sahnelerde başka kişilere geçer; bu geçiş olay dünyasının farklı parçalarını açabilir. Çoklu odaklanmada aynı olay birden fazla konumdan yeniden sunulur. Tekrar edilen sahne, kişilerin aynı ayrıntıyı nasıl başka türlü algıladığını ve hangi bilgiyi kaçırdığını gösterir. Bu düzenler, kişi sayısıyla değil bilgi merkezlerinin kullanımıyla belirlenir.

Odak değişiminin açık bir bölüm başlığıyla gösterilmesi şart değildir. Adlandırma, algı fiilleri, mekânsal yakınlık, iç konuşma, söz varlığı ve yalnız belirli kişinin bilebileceği ayrıntılar geçişi işaretleyebilir. Belirsiz veya hızlı geçiş, okurda ortak bilinç, şaşkınlık ya da kararsızlık etkisi yaratabilir. Çözümleme, değişimi kusur saymadan önce metnin ritmi ve temasıyla ilişkisini araştırır; ancak işaretleri bulunmayan her yorum için keyfî bir odak merkezi de varsaymaz.

Zamansal ve değerlendirici konum

Bakış açısı olay mekânındaki konum kadar zaman içindeki konuma da bağlıdır. Geçmişini anlatan kişi, olay anındaki bilgisiz benliği ile anlatma anındaki deneyimli benliği arasında gidip gelebilir. Önceden önemsenmeyen bir ayrıntı, sonucu bilinen olaydan sonra yeni anlam kazanır. Anlatıcı bu farkı açıkça belirtebilir veya iki zamanın söz varlığını birbirine yaklaştırabilir. Okur hangi yargının yaşanan ana, hangisinin sonradan kurulan yoruma ait olduğunu ayırır.

Değerlendirici konum, kişilerin ve olayların hangi sözcüklerle nitelendiğinde görülür. Aynı oda bir kişi için güvenli, diğeri için sıkıcı, dış gözlemci için yalnız dar olabilir. Betimleme görünürde nesnel ayrıntılar kullansa bile seçilen özellikler bir değer yönelimi oluşturabilir. İronide söylenen övgü ile metnin kurduğu sonuç birbirine ters düşebilir. Dolayısıyla bakış açısı yalnız bilgi miktarını değil, bilginin nasıl hissedildiğini ve değerlendirildiğini de kapsar.

Bilgi yönetimi ve okur etkisi

Bakış açısı, okurun kişilere yakınlığını ve olay hakkındaki belirsizliğini düzenler. Bir kişinin iç dünyasına sürekli erişmek onun eylemlerini açıklayabilir, fakat otomatik olarak haklı göstermez. Dış odak, davranışların nedenini saklayarak merak veya yabancılaşma yaratabilir. Farklı kişilere geçiş, tek bir olayın çelişen anlamlarını gösterir. Geniş bilgi alanı dramatik ironiyi mümkün kılar: Okur yaklaşan tehlikeyi bilir, kişi bilmez. Bu etkiler kullanılan konumun bağlam içindeki sonucudur, tür etiketinin hazır anlamı değildir.

Okur bazen sunulan bakışı benimser, bazen onun sınırlarını fark eder. Metin başka kişilerin sözleri, sonuçlar veya çelişkili ayrıntılar aracılığıyla hâkim algıyı sorgulatabilir. Bu nedenle “olayları bir kişinin gözünden görmek” o kişinin bütün değerlerinin eser tarafından onaylandığı anlamına gelmez. Anlatı, yakınlık ile eleştirel mesafeyi aynı anda kurabilir. Yorum, hangi bilginin erişilebilir kılındığını ve hangi işaretlerin o bilginin yeterliliğini tartışmaya açtığını birlikte göstermelidir.

Metinsel tespit ve derlem desteği

Bakış açısını tespit etmek için algı, düşünme ve bilme fiilleri; kişi ve zaman göstergeleri; iç konuşma; değerlendirme sözcükleri ve mekânsal gösterimler izlenir. Otomatik çözümleme bu işaretlerin yoğunlaştığı bölümleri bulabilir, fakat algı sahibini her zaman doğru belirleyemez. “Gördü” fiilinin öznesi, aktarılan düşüncenin sınırı ve alıntı düzeyi cümle yapısıyla birlikte okunmalıdır. Uzun eserde örüntünün sabit mi değişken mi olduğu bölüm ölçeğinde karşılaştırılır.

GTS derleminde “bakış açısı” gündelik görüş, bilimsel yaklaşım ve anlatı tekniği anlamlarıyla geçebilir. Edebiyatla ilgili kullanımları ayırmak için “anlatıcı”, “kahraman”, “odaklanma”, “roman” ve “öykü” gibi komşuluklar yardımcı olur; yine de cümle okunmadan alan kararı verilmez. “İç odaklanma” ve “dış odaklanma” gibi terimler daha dar işaretlerdir. Canlı sorgu, terimlerin Türkçe eleştiri ve eğitim dilindeki dağılımını gösterirken tekil eserin bakış düzeni tam metin üzerinden çözümlenir.

Görsel ve çok ortamlı anlatılarda bakış açısı yalnız kameranın fiziksel yerine indirgenemez. Görüntünün kadrajı, sesin kaynağı, kurgu sırası, renk ve odak kullanımı farklı kişilerin bilgi ve duygu alanlarını birlikte kurabilir. Kamera bir karakterin göz hizasında bulunurken izleyici onun bilmediği bir sesi duyabilir; böylece görsel algı ile bilgi erişimi ayrılır. Çizgi romanda kare düzeni, dijital anlatıda kullanıcıya açılan seçimler ve tiyatroda sahne mekânı benzer ayrımları başka araçlarla üretir. Kavram farklı ortamlara uygulanırken “kim görüyor?”, “kim biliyor?” ve “bu bilgi hangi göstergeyle sınırlandırılıyor?” soruları ayrı tutulur. Bu yaklaşım, sinema terimlerini yazılı metne veya dil bilgisel kişiyi bütün temsil düzenlerine doğrudan taşımadan karşılaştırma yapılmasını sağlar.

Doğrulanmış kaynakça

  1. Niederhoff, Burkhard (2013). “Focalization”. Peter Hühn ve diğerleri (ed.), the living handbook of narratology. Hamburg University. Kaynağı aç
  2. Niederhoff, Burkhard (2013). “Perspective – Point of View”. Peter Hühn ve diğerleri (ed.), the living handbook of narratology. Hamburg University. Kaynağı aç
  3. Margolin, Uri (2014). “Narrator”. Peter Hühn ve diğerleri (ed.), the living handbook of narratology. Hamburg University. Kaynağı aç
  4. Demiryürek, Meral (2013). “Kurgusal Metinlerde İkinci Kişili Anlatıcı ve Bakış Açısı”. FSM İlmî Araştırmalar İnsan ve Toplum Bilimleri Dergisi, 2. Kaynağı aç

Editoryal açıklama

Özgün ve izlenebilir sentez

GTS Ansiklopedisi maddeleri GTS için özgün olarak yazılır. Kaynaklar olguları, kavram sınırlarını ve teknik ayrıntıları doğrulamak için kullanılır; hiçbir ansiklopedi, sözlük, makale, standart veya teknik belgedeki anlatım aynen alınmaz ya da yüzeysel biçimde yeniden yazılmaz. Maddeler önce konu sınırları ve kaynak dayanakları belirlenerek hazırlanır. Ardından T-BDLD içinde terimlerin kullanım biçimleri, yakın çevreleri ve kaynak yayılımları incelenir; kaynak bilgisi ile derlem gözlemi birbirinden ayrılarak özgün bir anlatıda birleştirilir. Editoryal denetimden geçen her değişiklik aynı kalıcı madde adresinde yeni bir sürüm numarası ve TSİ güncelleme zamanı alır.

Ansiklopedi maddesi kaynak gösterimi

Bakış açısı