el
(a., anat.)Anlamlar
İlgili Atasözleri ve Deyimler
- · ... elinden çıkmak
- · el (veya elini) uzatmak
- · el (veya elini) yakmak
- · el açmak
- · el almak
- · el atmak
- · el ayak (veya etek) çekmek
- · el ayak çekilmek
- · el bağlamak
- · el basmak
- · el bebek gül bebek
- · el bende!
- · el çekmek
- · el çektirmek
- · el çırpmak
- · elde (veya elinde) olmamak
- · elde avuçta (bir şey) kalmamak
- · elde avuçta (ne varsa)
- · elde etmek
- · el değiştirmek
- · el değmemek
- · elde kalmak
- · eldeki yara, yarasıza duvar deliği
- · elden ağza yaşamak
- · elden ayaktan düşmek (veya kesilmek)
- · elden bırakmamak (veya düşürmemek)
- · elden çıkarmak
- · elden çıkmak
- · elden geçirmek
- · elden gel!
- · elden geldiği kadar
- · elden gelmemek
- · elden gitmek
- · elden kaçırmak
- · elden kaçmak
- · elden ne gelir?
- · elde tutmak
- · el dokunulmamak
- · ele alınır
Birleşik Sözcükler
el ağırlığı, el alışkanlığı, el altında, el altından, el arabası, el ayası, el aynası, el becerisi, el bezi, el birliği, el bombası, el çabukluğu, el çantası, el çıpı, el değirmeni, el duşu, el ele, el emeği, elense, el erimi, el erki, elezer, el falı, el feneri, el freni, el hareketi, el havlusu, el ilanı, el işçiliği, el işi, el kantarı, el keseri, el kılavuzu, el kiri, el kitabı, el kürkü, el notu, el oltası, elöpen, el sabunu, el sanatları, el sözlüğü, el şakası, el tası, el telefonu, el telsizi, el topu, el ulağı, el uzluğu, el yatkınlığı, el yazısı, el yazması, el yordamı, elde bir, elden ele, eli açık, eli ağır, eli ayağı düzgün, eli bayraklı, elibelinde, eli belinde, eli bol, eli boş, eliböğründe, eli böğründe, eli çabuk, eli dar, eli geniş, eli hafif, eli koynunda, eli kulağında, eli mahkûm, eli maşalı, elimsende, eli nimetli, eli selek, eli sıkı, eli sopalı, eli şakağında, eli yatkın, eli uz, eli uzun, eli yatkın, eli yordamlı, eli yüreğinde, eli yüzü düzgün, eli yüzü temiz, eli zayıf, eline ağır, eline ayağına çabuk, eline çabuk, elinin körü, azel, fatmaanaeli, havvaanaeli, mercananaeli, meryemanaeli