Türkçe Sözlük Dizini

A'dan Z'ye Türkçe sözcükler — Gelişmiş Türkçe Sözlük (GTS)

Bu Sayfa Nedir? — Kılavuz

Amaç

Gelişmiş Türkçe Sözlük (GTS) maddelerinin alfabetik dizinini sunmak. Bir harfe tıklayarak o harf ile başlayan tüm sözcüklere erişebilir, her madde için anlam, tanım ve örnek cümleleri görebilirsiniz.

Ne İşe Yarar?

  • A'dan Z'ye gezinti: 29 Türkçe harfin tümü için ayrı sayfa.
  • Madde sayfası: Her sözcük için tek bir kalıcı URL — anlamlar, örnek cümleler, atasözleri, etimoloji.
  • Hızlı yükleme: Sayfalı liste (200 madde/sayfa); harf ne kadar yoğun olursa o kadar çok sayfa.

İlgili Sayfalar

Türkçe Sözlük — A'dan Z'ye

'G' Harfiyle Başlayan Sözcükler

Toplam 4528 madde · Sayfa 17 / 23 · Bu sayfada 199 madde gösteriliyor

← Tüm Harfler
gözlemevi gözlemleme gözlemlemek (2 anlam) gözlemlenmek gözlemleyebilme gözlemleyebilmek gözlemleyiş gözlenebilme gözlenebilmek gözlenme gözlenmek gözleri bayılmak gözleri berraklaşmak gözleri buğulanmak (veya bulutlanmak) gözleri çakmak çakmak (olmak) gözleri çivilenmek gözleri çukura gitmek (veya kaçmak) gözleri dolmak (veya dolu dolu olmak) gözleri dönmek gözleri düğümlenmek gözleri fıldır fıldır etmek gözleri fıldır fıldır olmak gözleri ışıklı (olmak) gözleri ışımak (veya ışıldamak) gözleri kan çanağına dönmek (veya kanlanmak) (2 anlam) gözleri kapanmak (2 anlam) gözleri nemlenmek gözleri parlamak (veya parıldamak) gözleri şıldır şıldır dönmek gözleri şimşeklenmek gözleri sulanmak gözleri süzülmek gözleri takılıp kalmak gözleri velfecri okumak gözleri yaşarmak (2 anlam) gözleri yuvalarından (veya evinden) fırlamak (veya uğramak) gözlerinde şimşek çakmak gözlerinden okumak gözlerinden perde kalkmak gözlerine bir ağırlık çökmek gözlerine içirmek gözlerine inanamamak gözlerine mil çekmek gözlerini bayıltmak gözlerini belertmek gözlerini bitirmek gözlerini devirmek gözlerini duman kaplamak gözlerini fal taşı gibi açmak gözlerini hayata açmak gözlerini kaçırmak gözlerinin içi gülmek gözlerinin içine kadar kızarmak gözletme gözletmek gözleyebilme gözleyebilmek (2 anlam) gözleyiş gözlü (4 anlam) gözlük (3 anlam) gözlük takmak (2 anlam) gözlükçü (3 anlam) gözlükçülük gözlüklü gözlüklü yılan gözlüklülük gözlüksüz gözlüksüzlük gözlüye gizli yoktur gözsüz (2 anlam) gözsüzden gözlü doğar, dilsizden dilli doğar, ille deli soy kovar gözsüzden gözlü, dilsizden dilli, deliden deli doğar gözsüze yol sorulmaz gözsüzlük gözü (veya gözleri) (bir şeyde veya bir şeyin üzerinde) olmak gözü (veya gözleri) açılmak (2 anlam) gözü (veya gözleri) dönmek gözü (veya gözleri) kamaşmak (2 anlam) gözü (veya gözleri) kararmak (2 anlam) gözü (veya gözleri) kaymak (veya kaçmak) (3 anlam) gözü (veya gözleri) okşamak gözü (veya gözleri) takılmak gözü (veya gözleri) üstünde kalmak (2 anlam) gözü aç gözü aç olanın karnı tok olmaz gözü açık gözü açık gitmek gözü açık olmak gözü açıklık gözü açlık gözü akmak gözü alışmak (2 anlam) gözü almamak gözü arkada kalmak gözü bağlı (2 anlam) gözü bağlı olmak (2 anlam) gözü bağlılık gözü bulanmak gözü büyükte olmak gözü çıkasıca gözü dalmak gözü değmek gözü dışarıda gözü dönesi gözü doymak gözü doymaz gözü doymazlık gözü dumanlanmak gözü dünyayı görmemek gözü gibi sakınmak (veya saklamak veya esirgemek) gözü gibi sevmek gözü gitmek gözü gönlü açılmak gözü gönlü tok gözü görmemek (3 anlam) gözü görmez olmak gözü göz değil gözü hiçbir şey görmemek gözü ilişmek gözü ısırmak gözü kalmak (2 anlam) gözü kapalı (2 anlam) gözü kapalı olmak gözü kapalılık gözü kara gözü kara çıkmak gözü karalık gözü keskin gözü kesmek gözü kesmemek (2 anlam) gözü kızmak gözü kör olsun (2 anlam) gözü korkmak gözü olmak gözü olmamak (2 anlam) gözü önünde gözü pek gözü pek olmak gözü peklik gözü sönmek gözü su içmemek gözü sulu gözü sululuk gözü tanede (veya darıda) olan kuşun ayağı tuzaktan kurtulmaz gözü tanede olan kuşun ayağı tuzaktan kurtulmaz gözü tok gözü tokluk gözü toprağa bakmak gözü tutmak gözü uyku tutmamak gözü yememek gözü yılmak gözü yolda gözü yolda (veya yollarda) kalmak (veya olmak) gözü yüksekte gözü yüksekte (veya yükseklerde) olmak gözü yumulunca kadri bilinir gözucu gözükebilme gözükebilmek gözükme gözükmek gözüküş gözüm çıksın (veya kör olsun) gözüm görmesin gözüm! gözümün nuru gözün ... görsün gözün aydın! gözün ile gördüğünü eteğin ile ört gözünde gözünde (veya gözlerinde) şimşek (veya şimşekler) çakmak (4 anlam) gözünde büyümek gözünde büyütmek gözünde kan tütmek gözünde olmamak gözünde tütmek gözünden (veya gözlerinden) uyku akmak gözünden (veya gözlerinden) yaş (veya yaşlar) boşanmak gözünden kıskanmak gözünden sakınmak gözüne (veya gözlerine) bakmak gözüne batmak gözüne çarpmak gözüne diken olmak gözüne dizine dursun gözüne girmek gözüne hiçbir şey görünmemek gözüne ilişmek gözüne karasu inmek (2 anlam) gözüne kestirmek (3 anlam) gözüne sokmak gözüne uyku girmemek gözünü (veya gözlerini) açmak (3 anlam) gözünü (veya gözlerini) dikmek gözünü (veya gözlerini) duman bürümek (2 anlam) gözünü (veya gözlerini) kan bürümek gözünü (veya gözlerini) kapamak (2 anlam) gözünü (veya gözlerini) kırpmadan