Bu Sayfa Nedir? — Kılavuz
Amaç
Gelişmiş Türkçe Sözlük (GTS) maddelerinin alfabetik dizinini sunmak. Bir harfe tıklayarak o harf ile başlayan tüm sözcüklere erişebilir, her madde için anlam, tanım ve örnek cümleleri görebilirsiniz.
Ne İşe Yarar?
- A'dan Z'ye gezinti: 29 Türkçe harfin tümü için ayrı sayfa.
- Madde sayfası: Her sözcük için tek bir kalıcı URL — anlamlar, örnek cümleler, atasözleri, etimoloji.
- Hızlı yükleme: Sayfalı liste (200 madde/sayfa); harf ne kadar yoğun olursa o kadar çok sayfa.
İlgili Sayfalar
- Sözlük İstatistikleri — söz türü, alan, dil kökeni dağılımları ve grafikler
- Genel Arama — GTS + yeni sözcükler + yeni anlamlar üzerinde tek arama
Türkçe Sözlük — A'dan Z'ye
'Y' Harfiyle Başlayan Sözcükler
Toplam 5370 madde · Sayfa 17 / 27 · Bu sayfada 200 madde gösteriliyor
yeri göğü inletmek
yeri göğü tırmalamak
yeri göğü tutmak
yeri olmak
(3 anlam)
yeri öpmek
yeri soğumadan
yeri var!
yeri yurdu belirsiz olmak
yeridir
yerilme
yerilmek
yerin dibine batırıp çıkarmak
yerin dibine geçmek (veya batmak veya girmek)
(2 anlam)
yerin kadar bostan ek, bittiği kadar ye
yerin kulağı var
yerinde
(3 anlam)
yerinde bulmak
yerinde duramamak
(2 anlam)
yerinde kalmak
(2 anlam)
yerinde olmak
(3 anlam)
yerinde saymak
(2 anlam)
yerinde su çıkmak
yerinde yeller esmek
yerindelik
(2 anlam)
yerinden fırlamak
yerinden oynamak
(2 anlam)
yerinden oynatmak
yerinden oynayan yetmiş kazaya uğrar, en küçüğü ölüm
yerinden yönetim
yerinden yönetimci
yerinden yönetimcilik
yerindirme
yerindirmek
yerine
(3 anlam)
yerine düşmeyen gelin yerine yerine, boyuna düşmeyen esvap sürüne sürüne eskir
yerine geçmek
(2 anlam)
yerine gelmek
(3 anlam)
yerine getirmek
(3 anlam)
yerine koymak
(2 anlam)
yerine oturmak
(2 anlam)
yerinel
yerini almak
yerini beğenmek
yerini bilmeyen yılda bir kat urba eskitir
yerini bulmak
(2 anlam)
yerini doldurmak
(2 anlam)
yerini ısıtmak
yerini sevmek
yerini tutmak
(2 anlam)
yerini yapmak
yerinme
yerinmek
(2 anlam)
yerküre
yerle beraber
yerle bir etmek
yerle gök bir olsa
yerle yeksan etmek
yerlerde sürünmek
yerlere geçmek
yerlere kadar eğilmek
yerleri süpürmek
yerleşebilme
yerleşebilmek
(2 anlam)
yerleşik
(3 anlam)
yerleşiklik
yerleşilme
yerleşilmek
yerleşim
yerleşim alanı
yerleşim belgesi
yerleşim merkezi
yerleşimci
yerleşke
yerleşme
(2 anlam)
yerleşmek
(9 anlam)
yerleştirebilme
yerleştirebilmek
(2 anlam)
yerleştirilebilme
yerleştirilebilmek
yerleştirilme
yerleştirilmek
yerleştirme
yerleştirmek
(5 anlam)
yerli
(6 anlam)
yerli dolap
yerli malı
yerli yerinde
(2 anlam)
yerli yerinde olmak
(2 anlam)
yerli yerine
yerli yerine oturmak
yerli yersiz
(2 anlam)
yerlileşme
yerlileşmek
(2 anlam)
yerlileştirme
yerlileştirmek
yerlilik
yerme
yermek
(3 anlam)
yermeli
yermerkezci
(2 anlam)
yermerkezcilik
yeröte
yersel
yersen kap açık, yemezsen kapı açık
yersiz
(2 anlam)
yersiz yurtsuz
yersiz yurtsuz kalmak
(2 anlam)
yersizleşme
yersizleşmek
yersizlik
(2 anlam)
yeryüzü
(2 anlam)
yeşerebilme
yeşerebilmek
yeşerme
yeşermek
(3 anlam)
yeşertebilme
yeşertebilmek
yeşerti
yeşertme
yeşertmek
yeşil
(4 anlam)
yeşil alan
yeşil çay
(3 anlam)
yeşil dalga
yeşil ışık
yeşil ışık yakmak
yeşil kart
yeşil kese
yeşil kuşak
yeşil oy
yeşil pasaport
yeşil saat
yeşil saha
(2 anlam)
yeşil salata
yeşil yakalı
yeşilbağa
yeşilbaş
yeşil biber
yeşilçekirge
yeşil fasulye
yeşilimsi
yeşilimtırak
yeşillendirme
yeşillendirmek
yeşillenme
yeşillenmek
(5 anlam)
yeşilli
(2 anlam)
yeşillik
(5 anlam)
yeşilsazan
yeşil soğan
yeşil zeytin
yeşim
yestehleme
yestehlemek
yetebilme
yetebilmek
yetenek
(4 anlam)
yetenekli
yeteneklice
yeteneklilik
yeteneksiz
yeteneksizce
yeteneksizlik
yeter
(2 anlam)
yeter de artar
yeter derecede
yeter ki
yeter sayı
yeteri kadar
yeterince
yeterli
(3 anlam)
yeterli beslenme
yeterli olmak
(2 anlam)
yeterlik
yeterlik alanı
yeterlik belgesi
yeterlik eğitimi
yeterlik fiili
yeterlik önergesi
yeterlik sınavı
(3 anlam)
yeterlilik
(4 anlam)
yeterlilik sınavı
yetersiz
(5 anlam)
yetersiz kalmak
yetersizleşme
yetersizleşmek
yetersizlik
yeti
(2 anlam)
yetik
(2 anlam)
yetim
yetim büyür, felek utanır
yetim malı ateşten gömlektir
yetime
yetime acıyan çok ama ekmek veren yok
yetime gel diyen çok olur, çörek veren olmaz
yetimhane
yetimi okşamışlar, vay sırtım demiş
yetimlik
yetinebilme
yetinebilmek
(2 anlam)