Türkçe Sözlük Dizini

A'dan Z'ye Türkçe sözcükler — Gelişmiş Türkçe Sözlük (GTS)

Bu Sayfa Nedir? — Kılavuz

Amaç

Gelişmiş Türkçe Sözlük (GTS) maddelerinin alfabetik dizinini sunmak. Bir harfe tıklayarak o harf ile başlayan tüm sözcüklere erişebilir, her madde için anlam, tanım ve örnek cümleleri görebilirsiniz.

Ne İşe Yarar?

  • A'dan Z'ye gezinti: 29 Türkçe harfin tümü için ayrı sayfa.
  • Madde sayfası: Her sözcük için tek bir kalıcı URL — anlamlar, örnek cümleler, atasözleri, etimoloji.
  • Hızlı yükleme: Sayfalı liste (200 madde/sayfa); harf ne kadar yoğun olursa o kadar çok sayfa.

İlgili Sayfalar

Türkçe Sözlük — A'dan Z'ye

'Y' Harfiyle Başlayan Sözcükler

Toplam 5370 madde · Sayfa 3 / 27 · Bu sayfada 195 madde gösteriliyor

← Tüm Harfler
yağma hacının böreği yağından yenmez yağma yok yağmacı yağmacılık yağmak (3 anlam) yağmalama yağmalamak yağmalanış yağmalanma yağmalanmak yağmalatma yağmalatmak yağmalayabilme yağmalayabilmek (2 anlam) yağmasa da gürlemek yağmur (3 anlam) yağmur bombası yağmur borusu yağmur boşanmak yağmur bulutu yağmur diner, su durulur yağmur duası yağmur kapanı yağmur kuşağı yağmur kuşu yağmur kuşugiller yağmur mevsimi yağmur olsa kimsenin tarlasına düşmez (veya yağmaz) yağmur ormanları yağmur taşı yağmur tavına ekilen darıdan, kocasından sonra kalkan karıdan hayır gelmez yağmur yağarken küpünü doldur yağmur yağarken küpünü doldurmak yağmur yağdıracak bulut uzaktan bellidir yağmur yağsa kış değil mi? kişi hâlini bilse hoş değil mi? yağmur yağsa olur kış, kişi hâlini bilse olur hoş yağmur yağsa yaş görmez, kavga olsa taş görmez yağmur yağsın da varsın kerpiççi ağlasın yağmur yemek yağmurca yağmurda düşmanın koyunu, dostun atı satılsın yağmurdan kaçarken doluya tutulmak yağmurkuşağı yağmurlama yağmurlamak (2 anlam) yağmurlayıcı yağmurlu yağmurlu gün tavuk su içmez yağmurlu havada su veren çok olur yağmurluk (3 anlam) yağmurölçer yağmursuz (2 anlam) yağmursuzluk yağölçer yağrın yağsı yağsız (4 anlam) yağsızlık yahey yahni yahşi (2 anlam) yahşi günün dostu çok olur yahşilik yahu (3 anlam) Yahudi züğürtleyince eski defterleri karıştırır Yahudi'yi öldürmektense korkutmak yeğdir yahut (2 anlam) yak yaka (9 anlam) yaka bir tarafta, paça bir tarafta yaka iğnesi (2 anlam) yaka ısırmak yaka kartı (2 anlam) yaka mendili yaka paça yaka paça etmek (veya götürmek) yaka silkmek yakabilme yakabilmek (2 anlam) yakacak yakada bağım yok ki çakaldan korkum olsun yakadan atmak yakadan geçirmek yakalama (2 anlam) yakalamak (10 anlam) yakalanabilme yakalanabilmek yakalanış yakalanıverme yakalanıvermek yakalanma yakalanmak (4 anlam) yakalatabilme yakalatabilmek (2 anlam) yakalatma yakalatmak yakalayabilme yakalayabilmek (2 anlam) yakalayış yakalayıverme yakalayıvermek yakalı yakalı kamçılılar yakalık (3 anlam) yakalıklı yakalıksız yakamoz (2 anlam) yakamoz olmak yakamozlanma yakamozlanmak yakamozlu yakantop yakarabilme yakarabilmek yakarca yakarı yakarış (2 anlam) yakarma yakarmak (2 anlam) yakası açılmadık yakasına (veya yakasından) asılmak (veya yapışmak) yakasına çökmek yakasına sarılmak yakasını bırakmamak yakasını kaptırmak yakasız yakasız gömlek (2 anlam) yakasız mintan yakayı (veya yakasını) kurtarmak (veya sıyırmak) yakayı ele vermek yakaza yakı yakı açmak yakı ağacı yakı otu yakı yakmak (veya vurmak) yakıcı (3 anlam) yakıcılık (2 anlam) yakılabilme yakılabilmek yakılış yakılma yakılmak yakım (2 anlam) yakımcı yakın (8 anlam) yakın akraba yakın anlamlı yakın anlamlılık yakın benzeşme yakın benzeşmezlik yakın dost (2 anlam) yakın dost hayırsız hısımdan yeğdir yakın göçüşme yakın koruma (2 anlam) yakın sesli yakın takibe almak yakın takip yakınabilme yakınabilmek yakında (2 anlam) yakından (2 anlam) yakından bilmek (veya tanımak) yakinen yakınış yakınlama (2 anlam) yakınlamak (2 anlam) yakınlarda (2 anlam) yakınlaşabilme yakınlaşabilmek yakınlaşma yakınlaşmak (2 anlam) yakınlaştırabilme yakınlaştırabilmek (2 anlam) yakınlaştırma yakınlaştırmak (2 anlam) yakınlık (2 anlam) yakınlık derecesi (2 anlam) yakınlık duymak yakınlık eylemi yakınlık fiili yakınlık görmek yakınlık göstermek yakınlık kurmak yakınma yakınma kutusu yakınmak yakınmasız yakınsak (3 anlam) yakınsaklık yakınsama (2 anlam) yakınsamak yakıntı (2 anlam) yakıp yıkmak yakış