Edim bilimi, bir cümlenin dil bilgisel ve sözlüksel anlamı ile konuşurun belirli bir durumda ilettiği anlamın her zaman aynı ölçüde örtüşmediği gözleminden hareket eder. “Pencere açık” sözü bir durum bildirebilir, pencerenin kapatılmasını dolaylı olarak isteyebilir veya önceki bir iddiayı düzeltebilir. Yorum; konuşurun amacı, kime seslendiği, konuşmanın önceki akışı, ortak bilgi, fiziksel ortam ve iletişim türüyle birlikte kurulur. Bu bağlamsal katkı keyfî değildir: Konuşurlar dilsel biçimlerden, konuşma eylemlerinden ve iş birliği beklentilerinden düzenli çıkarımlar yapar. Alan gösterimsel ifadeler, söz eylemleri, sezdirimler, önvarsayımlar, gönderim ve söylem yönetimi gibi olayları inceler; anlam bilimiyle sınırını kesin bir duvar değil, açıklanması gereken bir iş bölümü olarak ele alır.
Sözceden iletişimsel eyleme
- Sözce Belirli zamanda üretilen ifade
- Konuşur amacı İletilmek istenen yön
- Ortak bağlam Bilgi, yer ve söylem akışı
- Çıkarım Kodlananın ötesindeki yorum
- Söz eylemi Bildirme, isteme veya üstlenme
Anlam bilimi ile iş bölümü
Anlam bilimi dilsel ifadelerin görece kararlı, kodlanmış anlamını; edim bilimi bu ifadelerin belirli kullanım olaylarındaki yorumunu açıklamaya yönelir. Ancak bağlam bazı ifadelerde cümlenin ne söylediğini belirlemek için bile gereklidir. “Ben”, “burada” ve “şimdi” gibi öğelerin gönderimi konuşur, yer ve zamana göre değişir; belirsiz bir ad öbeğinin hangi varlığa gönderdiği konuşurun yönelimiyle seçilebilir. Bu tür yakın bağlam etkileri ile söylenenin ötesinde sezdirilen içerik arasında ayrım yapılır. Kuramlar sınırı farklı yerlerde çizebilir, fakat hangi yorum bileşeninin dilsel biçimden, hangisinin bağlamsal çıkarımdan geldiğini açıkça göstermelidir.
Aynı cümle türü farklı bağlamlarda başka iletişimsel işler yapabilir, fakat bu durum sözlük ve dil bilgisi anlamının önemsiz olduğu anlamına gelmez. Çıkarım, biçimin sağladığı başlangıç içeriği ve yapısal kısıtlar üzerinden kurulur. Dinleyici olası yorumlar arasında bağlama en uygun olanı seçerken konuşurun akla uygun ve ilgili bir katkı sunduğunu varsayabilir. Yanlış anlaşılma, tarafların ortak bilgi veya amacı farklı değerlendirmesinden doğabilir. Edim bilimsel çözümleme sonradan uydurulmuş niyet hikâyesi kurmamalı; sözcenin biçimi, önceki söylem, verilen karşılık ve benzer kullanımlar gibi gözlenebilir kanıtlara dayanmalıdır. Konuşurun gerçek niyeti bilinmediğinde olası yorumlar güven derecesiyle sunulur.
Bağlam, gösterim ve gönderim
Bağlam tek bir çevre listesi değildir. Fiziksel bağlam konuşur, dinleyici, zaman, yer ve görülebilen nesneleri; dilsel bağlam önceki ve sonraki ifadeleri; toplumsal bağlam katılımcıların rolleri ile iletişim ortamını; bilişsel bağlam ise tarafların ortak veya ortak sandığı bilgileri kapsar. Her yorum bütün katmanları eşit ölçüde kullanmaz. Bir zamirin gönderimi önceki cümleden, bir yer belirteci konuşma konumundan, bir eksiltili cevap sorulan sorudan tamamlanabilir. Araştırmacı gerekli en dar bağlamı belirlemeli, metinde kanıtlanmayan geniş varsayımları çözümlemeye katmamalıdır.
Gösterimsel ifadeler anlamlarının bir bölümünü kullanım olayından alır. Kişi adılları konuşma rollerine, zaman ifadeleri sözce anına, yer ifadeleri seçilen konuma göre yorumlanır. Gösterme hareketi, bakış veya ekrandaki ortak nesne de gönderimi belirleyebilir. Yazılı ve gecikmeli iletişimde “bugün” ya da “burada” ifadesinin hangi zamana ve yere bağlandığı yayın zamanı, alıntı katmanı veya anlatıcı konumuyla karışabilir. Derlem verisi kaynağın tarihini ve metin sınırlarını korumadığında bu yorumlar yanlış birleşir. Alıntı içindeki konuşur ile belge yazarı ayrılmalı; başlık, dipnot ve aktarılan söz ana anlatının bağlamı gibi işlenmemelidir.
Söz eylemleri
Konuşmak yalnız bilgi içeriği aktarmak değildir; kişi sözle bildirimde bulunabilir, soru sorabilir, istekte bulunabilir, söz verebilir, izin verebilir veya bir durumu kurumsal koşullar altında değiştirebilir. Söz eylemi yaklaşımı, üretilen cümlenin yapısı ile gerçekleştirilen iletişimsel eylemi ayırır. Soru biçimi her zaman bilgi istemeyebilir, bildirme cümlesi dolaylı rica işlevi görebilir. Eylemin başarılı olması için konuşurun yetkisi, koşulların uygunluğu, içtenlik ve dinleyenin sözceyi tanıması gibi ölçütler gerekebilir. Aynı söz, uygun olmayan bağlamda şaka, alıntı, prova veya başarısız girişim olarak kalabilir.
Doğrudan söz eyleminde cümle türü ile temel işlev daha açık eşleşirken dolaylı eylemde dinleyici ek çıkarım yapar. “Kapıyı kapatabilir misin?” biçimsel olarak yetenek sorusu olsa da olağan koşullarda istek olarak anlaşılır. Bu yorumun kalıplaşma derecesi, nezaket seçimi ve bağlamdan bağımsızlaşması dilden dile değişebilir. Sözlük, çok yerleşik kalıpların işlevini gösterebilir; her bağlamsal isteği ayrı anlam yapmamalıdır. Derlem araştırması söz eylemlerini yalnız yüzey kalıbıyla etiketlediğinde yanlış sonuç üretir. Yanıt türü, hitap, kip, koşul ve önceki konuşma sırası birlikte okunur; yazılı kaynakta bulunmayan ses tonu ve jest bilgisi için kesin hükümden kaçınılır.
Sezdirim ve konuşma çıkarımı
Konuşur çoğu zaman açıkça söylemediği bir içeriği, katkısının yeterli, doğru, ilgili ve anlaşılır olacağı beklentisi üzerinden sezdirir. Bir soruya “Bazı raporlar tamamlandı” cevabı, bağlama göre hepsinin tamamlanmadığı çıkarımını doğurabilir; ancak bu içerik açık cümlenin mantıksal anlamıyla aynı değildir ve “aslında hepsi tamamlandı” devamıyla geri alınabilir. Geri alınabilirlik, bağlama bağımlılık ve hesaplanabilirlik sezdirimi kodlanmış anlamdan ayırmada kullanılan işaretlerdir. Yine de her dolaylı anlam aynı mekanizmayla kurulmaz; kalıplaşmış ifadeler, ironi ve özel konuşma gelenekleri farklı bilgi kaynakları gerektirebilir.
Sezdirim çözümlemesi konuşurun niyetini sınırsızca tahmin etme izni vermez. Dinleyicinin çıkarımı hangi dilsel seçimden ve hangi ortak bilgiden kurduğu gösterilmelidir. Alternatif bir ifadenin kullanılmaması, daha zayıf ya da güçlü niceleyicinin seçilmesi, konu dışı görünen cevabın önceki amaçla bağlantısı kanıt sağlayabilir. Gerçek konuşmada katılımcılar eksik bilgiye sahip olabilir, bilinçli olarak belirsiz konuşabilir veya iletişim beklentilerini farklı yorumlayabilir. Bu nedenle tek bir cümleden kesin edimsel anlam çıkarmak yerine konuşma sırası ve verilen tepki incelenir. Büyük dil modellerinin akıcı açıklamaları da özgün bağlam kanıtı olmadan konuşur niyeti için güvenilir kaynak sayılmaz.
Önvarsayım ve ortak zemin
Bazı ifadeler cümlenin asıl iddiasının dışında kalan bir bilgiyi konuşmada zaten kabul ediliyormuş gibi taşır. Belirli ad öbekleri, değişim bildiren fiiller ve yineleme belirteçleri varlık, önceki durum veya gerçekleşmiş olay hakkında önvarsayım kurabilir. Bu içerik olumsuzluk veya soru altında da belirli ölçüde korunabilir, fakat bağlamla iptal edilebilir ya da konuşma sırasında dinleyici tarafından geçici olarak kabul edilebilir. Önvarsayımın her örneği aynı davranışı göstermediği için yalnız tetikleyici sözcük listesiyle çözümleme yeterli değildir. Cümle yapısı, bilgi durumu ve sonraki düzeltmeler birlikte incelenir.
Ortak zemin, katılımcıların iletişim için paylaştığını veya paylaşılmış kabul ettiğini düşündüğü bilgi kümesidir. Her sözce bu zemine yeni içerik ekleyebilir, var olanı düzeltebilir veya hangi sorunun gündemde olduğunu değiştirebilir. Konu ve odak seçimi, belirli bir bilginin yeni mi bilinen mi sunulduğunu işaretler. Yazılı metinde okur kitlesi doğrudan cevap vermediği için yazar başlık, açıklama ve gönderme araçlarıyla varsaydığı ortak zemini kurar. Ansiklopedi yazımı, okurun alan uzmanı olduğunu varsaymadan terimleri açıklamalı; aynı zamanda her ayrıntıyı baştan anlatıp ana konuyu görünmez kılmamalıdır. Bilgi katmanları ve ilişkili maddeler bu dengeyi sağlar.
Derlem araştırması ve GTS uygulaması
Edim bilimsel olaylar cümle sınırını aştığı ve konuşma durumuna dayandığı için derlem araştırmasında zorlu bir alandır. Diyalog derlemleri konuşma sırası, katılımcı ve tepki bilgisi sağlarken haber veya akademik metinler yazılı söylemin hitap ve çıkarım düzenini gösterir. Arama yalnız belirli bir kalıbın sayısını verebilir; işlev etiketi için örneklerin bağlam içinde kodlanması gerekir. İroni, dolaylı rica veya sezdirim gibi kategorilerde işaretleyiciler arası uyum ölçülmeli, belirsiz örnekler zorla tek sınıfa sokulmamalıdır. Kaynak türleri dengelenmediğinde belirli bir yazı geleneği genel Türkçe kullanım gibi görünebilir.
GTS'de bağlam dizileri, serbest cümle araması, eş kullanım ve kaynak üst verileri edim bilimsel araştırmaya başlangıç sağlar. Ancak T-BDLD'deki birçok yazılı kaynakta ses tonu, jest ve gerçek dinleyici tepkisi bulunmadığı için sonuçlar bu sınırla açıklanır. Yeni sözlük anlamı değerlendirilirken düzenli bağlamsal işlev ile tekil konuşur amacı ayrılır; yaygın dolaylı kullanım sözlükselleşmişse tanıma yansıtılabilir. “Edim bilimi” maddesinin canlı derlem izi terimin farklı yazım biçimlerini güncel ClickHouse verisinde tarar. Değişen sayılar kullanım görünürlüğünü, bu sürümlü metin ise çıkarımın nasıl temellendirileceğine ilişkin kalıcı yöntemi sunar.
Verified references
- Uzun, Gülsün Leylâ (2022). “Dil Bilimi”. TÜBİTAK Sosyal Bilimler Ansiklopedisi. Open source
- Korta, Kepa ve John Perry (2024). “Pragmatics”. The Stanford Encyclopedia of Philosophy, Fall 2024. Open source
- Brown, Keith ve Jim Miller (2013). The Cambridge Dictionary of Linguistics. Cambridge University Press. DOI: 10.1017/CBO9781139049412. Open source
- McEnery, Tony ve Andrew Hardie (2012). Corpus Linguistics: Method, Theory and Practice. Cambridge University Press. Open source