- Argüman
- Bir iddianın bir veya daha çok dayanak ve bunları iddiaya bağlayan gerekçeler aracılığıyla savunulabilir biçimde sunulduğu yapı.
- Argümantasyon
- Bir görüş ayrılığında iddia, dayanak, itiraz, yanıt ve sınırlamaların amaç yönelimli iletişimsel bir düzen içinde kurulması.
- İddia
- Metnin doğruluğunu, uygunluğunu veya uygulanabilirliğini savunmaya açtığı ve dayanakla desteklemeye çalıştığı önerme.
- Dayanak
- Bir iddiayı desteklemek üzere sunulan veri, gözlem, ölçüm, belge, örnek, tanıklık veya başka bir önermeden oluşan içerik.
- Bağlayıcı gerekçe
- Sunulan dayanağın neden ve hangi koşullarda ilgili iddiaya geçiş sağladığını açıklayan açık veya örtük çıkarım köprüsü.
- Ek destek
- Dayanağın sayısını artırmaktan çok bağlayıcı gerekçenin kabul edilebilirliğini kuram, yöntem veya bağımsız doğrulamayla güçlendiren parça.
- Karşı iddia
- Asıl iddiayla bağdaşmayan, onun kapsamını daraltan veya dayanaklarından birinin yeterliğine itiraz eden belirlenebilir önerme.
- Çürütme
- Karşı iddianın neden kabul edilmemesi veya belirli bir alana sınırlandırılması gerektiğini dayanak ve gerekçeyle gösteren yanıt.
- Yanıtlama
- Bir itirazın hedefini koruyarak onun tamamını ya da belirli bölümünü ele alan; kabul, sınırlama veya reddetme biçiminde gelişebilen hareket.
- Sınırlayıcı
- İddianın kesinlik, sıklık, nicelik, zaman veya geçerlilik alanını “kısmen” ve “genellikle” gibi araçlarla ayarlayan dil birimi.
- Limitation
- Bir araştırma veya savın veri, örneklem, yöntem, zaman, kaynak ya da genellenebilirlik bakımından erişemediği açık sınır.
- İstisna
- Genel iddianın kapsamı dışında bırakılan ve saklanmadığında yargının yanlış biçimde evrenselleşmesine yol açabilecek durum.
- Kaynaklandırma
- Bir önermeyi onu dile getiren kişi, çalışma, belge veya kuruma bağlayarak yazarın kendi duruşundan ve başka aktarımlardan ayırma işlemi.
- Örnekleme
- Soyut bir iddiayı belirli durumla görünür kılan, fakat tek başına iddianın bütün kapsamını kanıtlamayan açıklama hareketi.
- Karşı örnek
- Bir genellemenin geçerli olmadığını veya kapsamının daraltılması gerektiğini gösteren, iddianın koşullarına uyan aykırı durum.
- Örtük gerekçe
- Dayanak ile iddia arasındaki geçiş için gereken fakat metinde açıkça söylenmeyen ve okurun ortak bilgiyle tamamlaması beklenen önerme.
- Örtük sonuç
- Öncüller veya retorik yapı tarafından yönlendirilen, ancak metinde bağımsız bir sonuç önermesi olarak açıkça yazılmayan yargı.
- Eksiltili argüman
- Öncül, bağlayıcı gerekçe veya sonucun bir bölümünü ortak bilgiye bırakan; hesaplamalı çözümde tamamlaması ayrı işaretlenmesi gereken yapı.
- Argüman şeması
- Uzman görüşü, neden, örnek veya benzetme gibi doğal argümanlarda yinelenen çıkarım biçimini ve eleştirel sorularını tanımlayan örüntü.
- Eleştirel soru
- Bir argüman şemasının belirli kullanımında kaynak, ilgi, istisna veya alternatif açıklama gibi zayıf noktaları sınayan soru.
- Destek ilişkisi
- Bir önermenin başka bir önermenin kabul edilebilirliğini artırmak üzere sunulduğunu gösteren yönlü argümantatif bağ.
- Karşı çıkma ilişkisi
- Bir önermenin başka bir önermeyle bağdaşmadığını, kapsamını daralttığını veya dayanağını zayıflattığını gösteren yönlü bağ.
- Hedef uyumu
- Bir yanıt veya çürütmenin, karşı iddianın gerçekten ileri sürdüğü önermeye yönelme ve onun kapsamını doğru koruma derecesi.
- Temsil uyumu
- Metnin karşı görüşü yanıtlamadan önce o görüşün temel iddia, nicelik ve koşullarını değiştirmeden aktarabilme derecesi.
- Kanıt ilgisi
- Sunulan veri veya kaynağın iddianın gerektirdiği soruya doğrudan cevap verme ve başka bir konudan sapmama derecesi.
- Kanıt yeterliği
- Dayanakların nicelik, çeşitlilik ve kapsam bakımından iddianın taşıdığı genelliği destekleyebilme derecesi.
- Kaynak bağımsızlığı
- Farklı görünen dayanakların aynı ilk belge, veri kümesi veya yöntem hatasına bağlı olmadan ayrı doğrulama sağlayabilme düzeyi.
- Kaynak sadakati
- Aktarılan önermenin kaynağın gerçekten söylediği içerik, kapsam ve kesinlik derecesiyle uyumlu kalma özelliği.
- İzlenebilirlik
- Okurun iddia için gösterilen belgeye, ölçüme veya alıntıya erişip atfın gerçekten ilgili içeriği taşıdığını denetleyebilme imkânı.
- Argüman grafiği
- İddia, dayanak, kaynak ve istisnaları düğüm; destek, karşı çıkma, sınırlama ve atıf ilişkilerini kenar olarak temsil eden yapı.
- Bileşen adayı
- Açık gösterge veya bağlamsal örüntü nedeniyle belirli argüman rolünü taşıma olasılığı bulunan, henüz nihai olarak doğrulanmamış metin parçası.
- Argüman çıkarımı
- Doğal metindeki argüman bileşenlerini, sınırlarını, rollerini ve aralarındaki destek ya da karşı çıkma ilişkilerini otomatik bulma alanı.
- Türlerarası taşınabilirlik
- Bir metin türünde öğrenilen argüman çözümleme modelinin başka türlerdeki dil ve söylem farklılıklarına rağmen başarısını koruma derecesi.
- Karşı-olgusal sınama
- Bir dayanak kaldırıldığında, karşı örnek eklendiğinde veya kapsam değiştirildiğinde model kararının uygun yönde değişip değişmediğini ölçme işlemi.
- Kalibrasyon
- Modelin verdiği güven değerlerinin gözlenen doğruluk ve hata dağılımıyla ne ölçüde uyuştuğunu sınama ve ayarlama süreci.
- İkna edicilik
- Bir argümanın belirli bir muhatap üzerinde kabul veya tutum değişikliği oluşturma gücü; doğruluk ve yapı bütünlüğünden ayrı bir boyut.
- Yapısal bütünlük
- İddia, dayanak, bağlayıcı gerekçe, sınırlama ve itirazların izlenebilir bağlantılarla kurulma düzeyi; olgusal doğrulukla aynı değildir.
- Söylem belirleyici
- Cümle ötesinde dikkat, karşı yön, sonuç, tepki veya konuşur duruşu gibi edimsel işlevler üstlenebilen sözcük, öbek ya da cümle biçimi.
- Retorik soru
- Doğrudan bilgi cevabı istemekten çok dikkat yönlendiren, tutum çağıran veya örtük bir yargıyı ileten soru biçimli söylem hareketi.
- Gönderim zinciri
- “Bu bulgu” veya düşürülen özne gibi araçlarla different sentencelerde aynı varlık, olay, iddia ya da kaynağın sürdürülmesini sağlayan bağ.