- Eşdizimlilik
- Sözcüklerin doğal kullanımda rastlantının ve genel sıklığın ötesinde, belirli eşlikçileri yinelenebilir biçimde seçme eğilimi.
- Düğüm
- Eşdizim çözümlemesinin merkezine alınan ve çevresindeki sözcüksel tercihlerin ölçüldüğü hedef yüzey sözcüğü.
- Eşlikçi
- Seçilen bağlam penceresinde düğümün solunda veya sağında görülerek ortak geçiş hesabına katılan sözcük.
- Bağlam penceresi
- Düğümün iki yanında eşlikçi aranacak yüzey sözcüğü uzaklığını belirleyen yöntemsel sınır.
- Ortak geçiş
- Düğüm ile eşlikçinin tanımlanmış pencere ve olay birimi içinde birlikte gözlenme sayısı.
- Gözlenen sıklık
- Belirli bir çift için derlem kesitinde doğrudan sayılan gerçek ortak geçiş değeri O₁₁.
- Beklenen sıklık
- Sözcüklerin bağımsız dağıldığı varsayımında tekil sıklıklar ve pencere fırsatlarından türetilen yaklaşık ortak geçiş.
- Tekil sıklık
- Düğümün veya eşlikçinin seçilen örneklemde diğer sözcükten bağımsız olarak toplam görünme sayısı.
- Olumsallık tablosu
- Birlikte görünme ve ayrı görünme olasılıklarını dört hücrede düzenleyerek karşılaştırmalı ölçülere temel sağlayan tablo.
- PMI
- Gözlenen ortak geçişin beklenen değere oranını iki tabanında logaritmayla ifade eden seçkinlik ölçüsü.
- MI³
- PMI yapısında ortak geçişin üçüncü kuvvetini kullanarak daha çok yinelenen çiftlere ağırlık veren ölçü.
- t-puanı
- Gözlenen ve beklenen değer farkını gözlenen sıklığın kareköküyle ölçekleyen, sık çiftlere duyarlı birliktelik ölçüsü.
- G²
- Gözlenen olumsallık dağılımının bağımsızlık modelinden logaritmik olabilirlikle toplam sapmasını gösteren olabilirlik oranı.
- Dice katsayısı
- Ortak geçişin iki sözcüğün toplam sıklığına oranını simetrik biçimde ölçen birliktelik katsayısı.
- logDice
- Dice katsayısını logaritmik ve üst sınırı 14 olan sözlükçü dostu bir ölçeğe dönüştüren ilişki ölçüsü.
- ΔP
- Bir eşlikçinin düğüm varken ve yokken görülme olasılıkları arasındaki farkı yönlü olarak ölçen değer.
- Yönlülük
- Düğümden eşlikçiye ve eşlikçiden düğüme öngörü gücünün aynı olmak zorunda olmadığını belirten ilişki özelliği.
- Left context
- Düğümden önce gelen ve negatif yüzey uzaklıklarında sayılan eşlikçi alanı.
- Sağ bağlam
- Düğümden sonra gelen ve pozitif yüzey uzaklıklarında sayılan eşlikçi alanı.
- Yüzey uzaklığı
- Düğüm ile eşlikçi arasında doğal metin dizisinde bulunan sözcük konumu farkının mutlak değeri.
- Bağımlılık uzaklığı
- İki birimin sözdizim ağındaki bağ yolunu temel alan ve yüzey uzaklığından farklı olabilen yapısal mesafe.
- Yakınlık ağırlığı
- Birinci uzaklıktaki ortak geçişi uzaktakilerden daha güçlü sayarak iç sıkılığı özetleyen katsayı düzeni.
- Kaynak yayılımı
- Ortak geçişlerin farklı kaynak grupları ve belgeler arasında ne ölçüde dağıldığını gösteren kapsam bilgisi.
- Normalize edilmiş entropi
- Kaynak dağılımındaki yığılma veya dengeyi kaynak sayısından bağımsız olarak 0 ile 1 arasında ifade eden ölçü.
- Document Distribution
- Bir çiftin kaç ayrı belge veya kaynak kimliğinde gerçekleştiğini gösteren yinelenme denetimi.
- Kaynak dengeli örneklem
- Her resource groupna üst sınır uygulayarak en büyük koleksiyonun canlı sonucu tek başına belirlemesini azaltan kesit.
- Yüzey biçimi
- Sözcüğün doğal metinde çekim, kişi, kip, çatı ve yazım özellikleriyle gerçekleşmiş görünümü.
- Lema
- Bir sözcüğün çekimli yüzeylerini sözlükteki temel biçim çevresinde ilişkilendiren sözcüksel temsil.
- FSM
- Türkçe ek dizilerini ve biçim olasılıklarını sonlu durumlar üzerinden çözümleyen biçim bilgisel model.
- Eş yapı
- Bir sözcüğün belirli sözdizimsel veya dil bilgisel yapıyla seçici birlikteliğini anlatan yapı düzeyi ilişkisi.
- Multiword birim
- Birden fazla yazı sözcüğünden oluşmasına rağmen yerleşik biçim, anlam veya işlev bütünlüğü taşıyan dilsel birim.
- Idiom
- Bütün anlamı veya kullanım işlevi bileşenlerin serbest birleşiminden daha güçlü biçimde yerleşmiş multiword söz varlığı birimi.
- Serbest tamlama
- Türkçenin üretken kurallarıyla bağlama göre kurulabilen ve bileşen yuvaları görece açık söz öbeği.
- Sözlükbirim
- Söz varlığında yerleşik bir biçim ve anlam birimi olarak saklanıp sözlükte bağımsız temsil değeri taşıyan öğe.
- Seçme kısıtlılığı
- Bir sözcüğün belirli anlam veya yapı içinde birleşebileceği eşlikçi kümesinin serbest olmayacak ölçüde daralması.
- Sözcüksel çekim
- Bir sözcüğün belirli başka sözcükleri genel olasılıktan daha düzenli biçimde çevresine alması.
- Dağılımsal kanıt
- Bir biçimin anlam ve işlevine ilişkin, farklı bağlamlardaki görünme örüntülerinden çıkarılan ölçülebilir belirti.
- İlişki gücü
- Bir çiftin tekil sıklıklarına göre ortaklaşma derecesini özetleyen ölçü ailesinin genel adı.
- Etki büyüklüğü
- Bir ilişkinin yalnız örneklem büyüklüğünden değil, gözlenen farkın gerçek ölçeğinden kaynaklanan gücü.
- Alt sıklık eşiği
- Seyrek rastlantıların ölçü sıralamasını aşırı etkilemesini azaltmak için gereken en az ortak geçiş koşulu.
- Sıra değişimi
- Aynı adayın farklı birliktelik ölçülerinde başka konumlara geçmesiyle ölçü yanlılığının görünür olması.
- Eşdizim ağı
- Düğüm ve eşlikçileri kenarlarla bağlayarak ortak geçiş çevresini görselleştiren dağılımsal ağ.
- Eşdizim Kanıt İndeksi
- Güç, yinelenme, yayılım, yön ve yakınlığı açıklanabilir ağırlıklarla birleştiren GTS editöryal öncelik puanı.
- Canlı ölçüm
- Önbelleğe dayanmadan güncel derlem sıra kesitinde istek sırasında yeniden yapılan ve zamanı yayımlanan hesaplama.
- Sürüm
- Yöntem, kaynak ve açıklama değişikliklerini belirli bir güncelleme zamanı altında izlenebilir kılan yayın durumu.