GTS Dictionary Entry

boş

boş

(sf., a., zf., mec.)
· 10 meanings · 0 occurrences

Meanings

  1. 1.

    (sf.) İçinde, üstünde hiç kimse veya hiçbir şey bulunmayan; hali, tehi, tıngır, dolu (II) karşıtı

  2. 2.

    (a.) Kullanıldıktan sonra içinde bir şey kalmayan, kirli bardak, çanak vb. kap

  3. 3.

    Sürülüp ekilmemiş toprak

  4. 4.

    (zf.) Herhangi bir yapmadan, çalışmadan

  5. 5.

    (mec.) Görevlisi olmayan (, görev); münhal

  6. 6.

    (a., mec.) Yapılacak olmama durumu

  7. 7.

    (mec.) Gerçeğe dayanmayan

  8. 8.

    (mec.) Herhangi bir bilgisi olmayan

  9. 9.

    (mec.) Bir işe yaramayan, yararı olmayan

  10. 10.

    (zf., mec.) Habersiz, hazırlıksız bir biçimde

Compound Words

boş alan, boşboğaz, boş boş, boş inanç, boş kafalı, boş kâğıdı, boş küme, boş laf, boş yere, boşu boşuna, başıboş, eli boş, içi boş, kafası boş

Entry history and citation

Loading the current content revision and documented editorial events.

Computing the live valency profile

Scanning aligned surface-lemma sequences and complement patterns in T-BDLD.

Loading graph theory results

Calculating the word's connection network in the collection.

Complex Dynamics

Cümle, belge ve alan/tür yayılımı canlı hesaplanıyor.

Loading corpus details

T-BDLD frequency, inflected form, field/structure data are being prepared.

%5
%5