GTS Dictionary Entry

görmek

görmek

(-i, -den, nsz., -le, tkz., sp.)
· 19 meanings · 0 occurrences

Meanings

  1. 1.

    (-i) Gözle algılamak, seçmek

  2. 3.

    Yanına gidip konuşmak

  3. 4.

    Bir şey hakkında bir yargıya varmak, değerlendirmek

  4. 5.

    Belirli bir zamanın içinde bir olaya tanık olmak, yaşamak

  5. 7.

    (-i, -den) Kendisine yapılmak, bir davranışla karşılaşmak, maruz kalmak

  6. 8.

    (nsz.) Bir şeye erişmek

  7. 9.

    Çok değer vermek

  8. 10.

    (nsz.) Bir işleme uğramak

  9. 11.

    (nsz.) Yüzü bir yöne doğru olmak, bakmak

  10. 14.

    (-le) Gözlerin görmediği durumlarda başka duyu organlarıyla algılamak

  11. 15.
  12. 16.

    Saymak, herhangi bir şey gibi görmek

  13. 17.
  14. 18.

    (tkz.) Para vermek

  15. 19.

    (sp.) Takım arkadaşlarından en uygun olanına pas atmak

Compound Words

horgörü, hoşgörü, içgöreç, içgörü, öngörü, sağgörü, uzgören, sıtmagörmemiş, güngörmez, dünya görmüş, umurgörmüş, ırakgörür, uzgörür

Entry history and citation

Loading the current content revision and documented editorial events.

Related Entries

The definition, field tag and the word family partnership are selected in the dictionary entry.

Computing the live valency profile

Scanning aligned surface-lemma sequences and complement patterns in T-BDLD.

Loading graph theory results

Calculating the word's connection network in the collection.

Complex Dynamics

Cümle, belge ve alan/tür yayılımı canlı hesaplanıyor.

Loading corpus details

T-BDLD frequency, inflected form, field/structure data are being prepared.

%5
%5