boyunduruk (a., mim., mec., sp.) · 5 anlam · 0 geçiş Anlamlar 1. (a.) Çift süren veya kağnıya koşulan hayvanların birlikte yürümelerini sağlamak için iki ucu hayvanların boynuna, ortası da saban veya kağnıya bağlanan ağaç parçası 2. (mim.) Kapı veya pencere vb. açıklıkların üzerine konulan ağaç, taş veya beton kiriş; lento (II) 3. Mengenenin üst yanındaki kemer biçimli bölüm 4. (mec.) Zulüm ve zorbalık baskısı; esaret 5. (sp.) Güreşte hasmın başını koltuk altına alıp boynuna kol dolama oyunu İlgili Atasözleri ve Deyimler · boyunduruğa atmak (veya almak) · boyunduruk altına almak · boyunduruk altına girmek · boyunduruk vurmak Birleşik Sözcükler boyunduruk parası, boyunduruk yeke, baba boyunduruğu