Anlatı

GTS Encyclopedia article

GTS Encyclopedia Literature and narrative

Anlatı

Birbirine zaman, neden, amaç veya deneyim bağıyla bağlanan olayların belirli bir ses, sıra ve bakış içinden temsil edilmesini; olay dünyası ile bu dünyanın okura ya da dinleyiciye sunuluşunu birlikte kapsayan anlamlandırma ve iletişim düzeni.

Originality evidence 93.5/100 Very high
Distance from other GTS articles
%74
Source wording independence
%100
Sentence individuality
%100
Production trace integrity
%100

Content fingerprint: d3d4aacbcb32 · Evidence coverage %100

The score combines content hash and revision trace, distance between articles, sentence uniqueness within the encyclopedia and wording independence from accessible sources. It is not universal proof of non-plagiarism.

Anlatı, yalnız “bir şeyler oldu” diyen cümlelerin toplamı değildir. En az bir değişimi, bu değişime katılan veya ondan etkilenen varlıkları ve olayların aktarılma biçimini içerir. Aynı olay dizisi farklı bir başlangıç noktasından, başka bir anlatıcının sesiyle, kimi bilgiler saklanarak veya sonuç önceden açıklanarak sunulduğunda başka bir anlatı deneyimi doğar. Bu nedenle anlatılan dünya ile anlatma eylemi birbirinden ayırt edilir, fakat bütünüyle koparılmaz. Okur bir yandan kişilerin başına ne geldiğini yeniden kurar, öte yandan bu bilgiye hangi sırayla ve kimin aracılığıyla ulaştığını değerlendirir. Anlatısallık roman ve öyküyle sınırlı değildir: Sözlü hikâye, anı, tarih yazımı, haber, film, oyun ve gündelik konuşma da olayları anlamlı bir akışa bağlayabilir. Her türün doğruluk iddiası ve anlatım aracı farklı olduğundan, ortak kavramlar uygulanırken bağlam ve medya özellikleri korunmalıdır.

GTS özgün görseli

Anlatının olaydan yoruma uzanan hareketi

  1. Olay Durum, değişim ve katılımcılar
  2. Bağ Zaman, neden, amaç ve karşıtlık
  3. Sunuş Sıra, süre, tekrar ve eksiltme
  4. Ses Anlatıcı, hitap ve bilgi kaynağı
  5. Yorum Okurun dünya ve bütünlük kurması
GTS için özgün hazırlanan şema, olayların kendiliğinden anlatıya dönüşmediğini; seçme, zamanlandırma, bir anlatma konumu kurma ve alıcının bağlantıları yeniden oluşturmasıyla anlamlı bir akış kazandığını gösterir.

Olay, durum ve değişim

Bir anlatının en temel malzemesi, zaman içinde değişen bir durumdur. Değişim büyük bir eylem olmak zorunda değildir; bir kişinin bir bilgiyi öğrenmesi, bekleyişin sona ermesi veya bir ilişkinin farklı algılanması da olay işlevi görebilir. Yalnız betimleme içeren bir parça, başka bölümlerle birleştiğinde yaklaşan değişimin koşullarını kurabilir. Bu yüzden anlatısal işlev, tek cümlenin fiil yapısından çok metnin bütünündeki konumla belirlenir. Olayların seçimi, hangi durumların başlangıç ve sonuç kabul edildiğini de gösterir.

Okur olayları yalnız ardışıklıkla değil, neden, amaç ve sonuç ilişkileriyle birbirine bağlar. Metin bu bağları açıkça söyleyebilir veya yalnız ipuçları verebilir. İki olayın peş peşe gelmesi her zaman birinin diğerini doğurduğu anlamına gelmez; anlatı bazen yanlış bağlantı kurmamızı isteyip daha sonra bilgiyi düzeltebilir. Çözümleme, metinde belirtilen ilişki ile okurun çıkardığı ilişkiyi ayırır. Böylece olay dizisi, ham bir kronolojiden kişilerin amaçlarını ve sonuçların anlamını taşıyan bir yapıya dönüşür.

Olay dünyası ile sunuş düzeni

Anlatı kuramında olayların varsayılan zaman sırasıyla yeniden kurulan bütünü ile bunların metinde sunuluş biçimi arasında ayrım yapılır. Bir yaşamın çocukluktan yaşlılığa uzanan sırası olay dünyasına ait olabilir; eser yaşlılık sahnesiyle başlayıp anılar aracılığıyla geriye dönebilir. Bu durumda aynı malzeme iki ayrı düzende görünür. Ayrım, metnin olayları neden belirli bir sırada verdiğini, hangi bilgiyi geciktirdiğini ve okurun beklentisini nasıl yönettiğini açıklamaya yardımcı olur.

Sunuş düzeni yalnız zaman sırasından oluşmaz. Bir olaya ayrılan metin uzunluğu, olayın kaç kez anlatıldığı, sahne ile özet arasındaki geçiş ve anlatıcının yorumları da söylem düzeyini biçimlendirir. Yıllar tek cümlede geçebilir, birkaç saniye sayfalar boyunca genişletilebilir. Aynı karşılaşma farklı kişilerin bakışından tekrarlandığında olay değişmese de bilgi ve değerlendirme değişir. Bu araçlar, anlatının okuma hızını ve önem merkezlerini görünür kılar.

Zaman, sıra, süre ve tekrar

Geriye dönüş, anlatının şimdiki noktasından daha önceki bir olaya yönelir; ileriye işaret ise henüz gerçekleşmemiş bir sonucu haber verir veya sezdirir. Bu hareketlerin sınırı her zaman açık değildir. Anı, rüya, belge, iç konuşma veya anlatıcının açıklaması geçmişi farklı biçimlerde çağırabilir. Çözümleme, yalnız “geri dönüş var” demekle yetinmez; dönüşün hangi bilgiyi sağladığını, ne zaman yerleştirildiğini ve şimdiki eylemi nasıl yeniden anlamlandırdığını gösterir.

Süre, olay zamanı ile anlatım için ayrılan alan arasındaki ilişkidir. Sahne ayrıntılı konuşma ve eylemle zamanı yavaşlatırken özet geniş bir dönemi sıkıştırır; eksiltme bazı zaman parçalarını atlar, duraklama ise olay ilerlemeden betimleme veya düşünceyi genişletir. Tekrar da önemlidir: Bir kez olan olay birçok kez anlatılabilir veya düzenli gerçekleşen eylemler tek bir alışkanlık cümlesinde toplanabilir. Bu seçimler, anlatının ritmini ve olaylara verdiği ağırlığı belirler.

Anlatma sesi ve alıcı

Her anlatı bir sunuş konumu kurar. Bu konum belirgin bir karakterin sesi olabilir, adı verilmeyen dış bir anlatıcı olarak kalabilir veya çeşitli sesler arasında bölünebilir. Anlatıcı ile gerçek yazar aynı değildir; anlatıcı metnin içinde oluşturulan bilgi ve söyleme yeridir. Kime konuştuğu da önem taşır. Açıkça “sen” diye hitap edilen bir dinleyici, mektubun alıcısı veya yalnız metnin varsaydığı muhatap, açıklamaların kapsamını ve kullanılan tonu etkileyebilir.

Sesin güvenilirliği, olaylara katılımı ve bilgi sınırı anlatının yapısını değiştirir. Kendi geçmişini anlatan kişi olay anındaki bilgisiyle sonraki bilgisini bir arada kullanabilir. Dış anlatıcı kişilerin iç dünyasına erişebilir veya yalnız gözlenebilir davranışları aktarabilir. Birden çok anlatıcının bulunduğu eserde aynı olay hakkında çelişen sürümler oluşabilir. Bu farklılıklar hemen hata sayılmaz; anlatı, bilgi ile değerlendirmenin kime ait olduğunu okura araştırma görevi olarak bırakabilir.

Türler ve medya boyunca anlatı

Sözlü anlatıda ses tonu, durak, jest ve dinleyici tepkisi aktarımın parçasıdır. Yazılı metin paragraf, noktalama, tipografi ve sayfa düzeniyle ilişkiler kurar. Film görüntü, kurgu, müzik ve kamera konumunu; çizgi roman kareler arasındaki boşluğu; dijital oyun ise kullanıcının eylemini anlatısal akışa katabilir. Ortak olay ve zaman kavramları bu medyalarda kullanılabilse de “anlatıcı” veya “bakış açısı” her ortamda aynı maddi işaretlerle kurulmaz.

Anlatı kurmaca olmak zorunda değildir. Tanıklık, tarih, haber ve yaşam öyküsü gerçek dünyaya ilişkin doğrulanabilir iddialar taşırken olayları yine seçer, sıralar ve belirli bir konumdan sunar. Kurmaca ile kurmaca dışı anlatının ortak teknikleri, doğruluk sözleşmelerini eşitlemez. Bir haberin bilgi atlaması ile romanın bilinçli boşluğu farklı ölçülerle değerlendirilir. Tür ve yayın bağlamı, kullanılan aracın hangi sorumluluklarla bağlantılı olduğunu belirler.

Anlatı çözümlemesi ve derlem

Çözümleme önce olayları, katılımcıları ve temel zaman çizgisini çıkarabilir; ardından sunuş sırası, anlatıcı, bakış açısı, tekrar, eksiltme ve değerlendirme işaretlerini karşılaştırır. Amaç metni yalnız özetlemek değil, okurun bilgiye ulaşma yolunu açıklamaktır. Aynı olayın nerede yeniden anlatıldığı, bir zamirle kimin sesine geçildiği veya belirli bir ayrıntının neden geciktirildiği yakın okumayla belirlenir. Bulgular eserin bütünüyle sınanır; tek bir cümleden bütün anlatma düzeni çıkarılmaz.

Derlemde “anlatı” hem kuramsal terim hem genel bir metin adı olarak geçebilir. “Anlatı yapısı”, “anlatı zamanı” ve “anlatı tekniği” gibi eş kullanımlar araştırma dilini; “kişisel anlatı” veya “tarihsel anlatı” farklı uygulama alanlarını gösterir. Sıklık sonuçları cümle ve kaynak türleriyle birlikte okunmalıdır. Edebî eserin kendisi terimi kullanmadan anlatısal olabilir; bu nedenle kavramın derlemde adlandırılmasıyla anlatısallığın metinsel olarak bulunması birbirinden ayrılır.

Anlatının ortamlar arasında taşınması, aynı olay malzemesinin değişmeden kaldığı anlamına gelmez. Romanın anlatıcı cümleleri filmde kamera konumu, kurgu, oyunculuk ve sesle; sözlü anlatıda tonlama, durak ve dinleyici tepkisiyle; dijital oyunda ise kullanıcının seçimi ve sistem kurallarıyla karşılanabilir. Bu nedenle uyarlama çözümlemesi yalnız eksilen veya eklenen olayları saymaz, anlatma yetkisinin ve bilgi dağılımının yeni ortamda nasıl kurulduğunu da inceler. Derlem verisi yazılı anlatıların sözcüksel izlerini güçlü biçimde gösterir; görsel, işitsel ve etkileşimli anlatılarda üretim koşulları ile ortamın olanakları ayrıca belgelenir. Kavramın geniş kullanım alanı, her ardışık veriyi anlatı saymayı gerektirmez. En azından değişim, katılımcı, zaman veya bağlantı kurmaya elveren bir temsil ve bunu anlamlandıran alıcı konumu bulunmalıdır.

Verified references

  1. Meister, Jan Christoph (2014). “Narratology”. Peter Hühn ve diğerleri (ed.), the living handbook of narratology. Hamburg University. Open source
  2. Kukkonen, Karin (2014). “Plot”. Peter Hühn ve diğerleri (ed.), the living handbook of narratology. Hamburg University. Open source
  3. Aristoteles. Poetika. S. H. Butcher (İngilizce çev.). The Internet Classics Archive, Massachusetts Institute of Technology. Open source

Editorial statement

Original and traceable synthesis

GTS Encyclopedia maddeleri GTS için özgün olarak yazılır. Kaynaklar olguları, kavram sınırlarını ve teknik ayrıntıları doğrulamak için kullanılır; hiçbir ansiklopedi, sözlük, makale, standart veya teknik belgedeki anlatım aynen alınmaz ya da yüzeysel biçimde yeniden yazılmaz. Maddeler önce konu sınırları ve kaynak dayanakları belirlenerek hazırlanır. Ardından T-BDLD içinde terimlerin kullanım biçimleri, yakın çevreleri ve kaynak yayılımları incelenir; kaynak bilgisi ile derlem gözlemi birbirinden ayrılarak özgün bir anlatıda birleştirilir. Editoryal denetimden geçen her değişiklik aynı kalıcı madde adresinde yeni bir sürüm numarası ve TSİ güncelleme zamanı alır.

Encyclopedia citation

Anlatı