Karakter, gerçek bir insanın metne eksiksiz aktarılmış karşılığı değildir. Sözcükler, eylemler, konuşmalar, bedensel özellikler, başkalarının yargıları ve olaylar içindeki seçimler aracılığıyla kurulan anlatısal bir varlıktır. İnsan olabilir; hayvan, nesne, topluluk veya insan özellikleri verilen başka bir varlık da bu işlevi üstlenebilir. Okur metnin dağınık işaretlerini bir araya getirerek sürekliliği olan bir kişi modeli oluşturur. Bu model, doğrudan söylenen niteliklerden ibaret değildir. Bir davranıştan niyet, konuşma biçiminden toplumsal konum, değişen tepkilerden gelişim çıkarılabilir. Ancak her çıkarım aynı güçte değildir: Güvenilmez anlatıcının suçlaması, rakip kişinin yargısı ve gözlenebilir eylem farklı kanıt değerleri taşır. Edebî çözümleme, karakteri yalnız “iyi”, “kötü”, “ana” veya “yan” gibi etiketlerle sınırlamak yerine metnin onu hangi süreçte, hangi ilişkilerle ve hangi belirsizlikleri koruyarak kurduğunu gösterir.
Karakterin metin ve okur arasında kuruluşu
- Adlandırma Ad, zamir, unvan ve betimleyici söz
- Eylem Seçim, tepki, amaç ve sonuç
- Söz Konuşma biçimi, sessizlik ve iç düşünce
- İlişki Yakınlık, karşıtlık ve toplumsal rol
- Çıkarım Okurun işaretlerden kişi modeli kurması
Metinsel varlık ve kişi modeli
Karaktere ad, zamir, unvan veya belirli bir betimleme ile gönderimde bulunulur. Aynı varlık farklı adlarla anılabilir; başlangıçta kimliği saklanan kişi sonradan tanınabilir. Okur, bu göndergeleri zaman ve eylem sürekliliği içinde birleştirir. Metin her ayrıntıyı vermez. Yaş, görünüş, geçmiş veya niyet hakkında boşluklar kalabilir. Bu eksiklik, karakterin kurulmadığı anlamına gelmez; hangi özelliklerin seçildiği ve hangilerinin açık bırakıldığı anlatının dikkat düzenini gösterir.
Okurun kurduğu kişi modeli gerçek insan bilgisinden yararlanır, fakat onunla özdeş değildir. Bir kişi günlerce görünmeden anlatının merkezinde kalabilir, iç dünyası tek cümleyle değişebilir veya simgesel bir işlev taşıyabilir. Edebî gelenekler kahraman, yol gösterici, düzenbaz gibi hazır tipler sunar; tekil eser bu beklentileri sürdürebilir ya da bozabilir. Çözümleme hem metnin açık verilerini hem okurun kültürel ve türsel bilgisinden gelen tamamlamaları ayırır.
Doğrudan ve dolaylı karakterleştirme
Doğrudan karakterleştirmede anlatıcı veya başka bir ses, kişinin özelliğini açıkça adlandırır. “Sabırlıydı” gibi bir yargı hızlı bilgi verir, fakat kaynağın güvenilirliği sınanmalıdır. Dolaylı karakterleştirmede özellik davranış, konuşma, görünüş, çevre, alışkanlık ve seçimlerden çıkarılır. Bir kişinin sürekli söz kesmesi sabırsızlık veya üstünlük kurma isteği düşündürebilir; bağlam başka açıklamalara da izin verebilir. Dolaylı sunuş okurun daha çok katılımını gerektirir, fakat kendiliğinden daha derin değildir.
Farklı bilgi kaynakları çatışabilir. Kişi kendisini cömert olarak tanıtırken eylemleri bunu desteklemeyebilir; anlatıcı hayranlık duyduğu kişinin kusurlarını küçültebilir; başka bir karakter kıskançlıkla haksız yargıda bulunabilir. Sağlam inceleme, niteliği kimin söylediğini, hangi olayların onu doğruladığını ve zaman içinde değişip değişmediğini gösterir. Tek bir sıfatı kesin kişilik özelliğine çevirmek yerine tekrar eden örüntü ve karşı örnekler birlikte değerlendirilir.
Anlatısal rol ve ilişki ağı
Ana karakter olayların en çok anlatılan kişisi olabilir, fakat merkezîlik yalnız sayfa sayısıyla ölçülmez. Amaçları örgüyü yönlendiren, temel dönüşümü yaşayan veya tematik çatışmayı taşıyan kişi az görünse bile merkezî işlev kazanabilir. Yardımcı karakterler yalnız arka plan değildir; seçenek sunabilir, karşıt değerleri görünür kılabilir veya ana kişinin bilmediği bilgiyi taşıyabilir. Karşıt güç de mutlaka kötü bir kişi değildir; amaçların uyuşmaması örgüsel karşıtlık için yeterli olabilir.
Karakterler ilişki içinde tanımlanır. Aile, arkadaşlık, meslek, rekabet, bakım veya otorite bağları kişilerin hangi yüzlerini gösterdiğini değiştirir. Aynı kişi farklı muhataplarla başka konuşma biçimleri ve tutumlar geliştirebilir. İlişki ağı, kimin kimin hakkında bilgi verdiğini ve olayların hangi kanaldan yayıldığını da gösterir. Çizge biçimindeki bir model bağlantıları görünür kılabilir, ancak ilişkinin duygusal niteliği ve zaman içindeki dönüşümü cümle bağlamından okunur.
Değişim, gelişim ve tutarlılık
Dinamik karakter önemli deneyimler sonucunda tutum, bilgi veya amaç bakımından değişir; durağan karakter temel yönelimini korur. Bu ayrım değer yargısı değildir. Değişmeyen kişi eserin ölçüt noktası olabilir, değişen kişi ise her zaman olumlu bir gelişim yaşamaz. Dönüşümün inandırıcılığı, önceki eğilimler, yaşanan olayların ağırlığı ve ara kararlarla hazırlanmasına bağlıdır. Son bölümde açıklamasız bir kişilik değişimi, örgünün gerektirdiği dönüşümden farklı değerlendirilir.
Tutarlılık, kişinin her durumda aynı davranması demek değildir. İnsan benzeri karmaşıklık çelişen istekler, korkular ve toplumsal roller içerir. Önemli olan değişken davranışların metinde anlaşılabilir koşullara bağlanmasıdır. Kişi kendisiyle çeliştiğinde bu durum bilinçli ikirciklilik, gelişim, aldatma veya sunuş hatası olabilir. Çözümleme, çelişkiyi hemen kusur ilan etmeden önce anlatıcının bilgi sınırını ve olayların kişide yarattığı basıncı araştırır.
Okur çıkarımı ve tarihsel bağlam
Okur yüz ifadesi, oda düzeni, kıyafet veya konuşma biçiminden kişilik sonucu çıkarabilir. Bu çıkarımlar tarihsel ve kültürel olarak değişkendir. Geçmiş dönemde belirli toplumsal konumu işaretleyen unvan, bugünün okuruna açıklama gerektirebilir. Tür bilgisi de beklenti yaratır; masaldaki tip ile psikolojik romandaki ayrıntılı kişi aynı derinlik ölçüsüyle değerlendirilmez. Bağlamsal bilgi metindeki işareti aydınlatmalı, kanıtsız bir kişilik öyküsüne dönüştürmemelidir.
Karakter ile gerçek kişi arasında benzerlik kurulabilir, ancak bu ilişki özdeşlik değildir. Tarihsel roman veya anahtarlı roman yaşanmış kişilerden malzeme alsa da seçme, birleştirme ve anlatıcı aracılığıyla yeni bir yapı kurar. Yazarın yaşamını bilmek bazı ayrıntıları açıklayabilir; metindeki her kişiyi yazarın çevresindeki biriyle eşlemek eserin iç ilişkilerini gölgeleyebilir. Öncelik, karakterin anlatı dünyasında ne yaptığı ve anlam bütününe nasıl katıldığıdır.
Karakter çözümlemesi ve derlem
Sistemli çözümleme, karaktere yapılan bütün göndermeleri, eylemleri, sözleri, iç düşünceleri ve başkalarının değerlendirmelerini zaman sırasıyla toplar. Her bilginin kaynağı ve kesinlik derecesi işaretlenir. Sonra amaçlar, ilişkiler ve dönüm noktaları karşılaştırılır. Bu yöntem, yalnız seçilmiş birkaç çarpıcı alıntıyla kişilik hükmü vermeyi önler. Uzun metinde ad değişimleri, zamir gönderimleri ve serbest dolaylı anlatım otomatik araçlarla bulunabilir, fakat sonuçlar yakın okumayla doğrulanır.
Derlem sorgusunda “karakter” kişilik özelliği, yazı işareti, bilişim birimi ve edebî kişi anlamlarıyla karışabilir. “Ana karakter”, “yan karakter”, “karakter gelişimi” ve “karakter çözümlemesi” gibi öbekler edebiyat alanını daha iyi ayırır. Yine de her bağlamın cümlesi ve kaynağı okunmalıdır. Bir romandaki karakterin kendisi terimi kullanmadan kurulur; derlem sıklığı daha çok kavramın eleştiri dilindeki görünürlüğünü gösterir. GTS bu kullanım katmanlarını canlı bağlamlarla karşılaştırmaya imkân verir.
Büyük metin koleksiyonlarında karakter incelemesi ad tanıma, gönderim çözme, konuşur belirleme ve ilişki çıkarma araçlarından yararlanabilir. Aynı kişinin unvan, soyadı, lakap veya zamirle anılması tek bir kayıtta birleştirildiğinde görünme sırası ve ilişki ağı daha doğru hesaplanır. Ancak ortak adlar, ad değişiklikleri, kılık değiştirme, anlatıcının kasıtlı belirsizliği ve birden fazla kişiye uzanan “onlar” gönderimi otomatik eşleştirmeyi güçleştirir. Ayrıca çok konuşan kişi her zaman anlatının merkezindeki kişi değildir; sessiz bir karakterin kararları olay örgüsünü belirleyebilir. Nicel sonuçlar eylem türü, bakış açısı, sahne işlevi ve dönüşümle birlikte okunur. GTS'deki cümle ve eş kullanım verileri eleştiri dilindeki karakter adlandırmalarını taramaya elverir; tek eserin kişi sistemi için metin boyunca izlenen gönderim zinciri ve yakın okuma temel denetim katmanı olarak kalır. Zaman ekseniyle birleştirilen ilişki ağı, yalnız kimin kiminle bağlantılı olduğunu değil, bu bağın hangi olaydan sonra güçlendiğini veya çözüldüğünü de gösterir. Böylece durağan bir kişi listesi yerine değişen anlatısal topluluk incelenebilir.
Verified references
- Jannidis, Fotis (2013). “Character”. Peter Hühn ve diğerleri (ed.), the living handbook of narratology. Hamburg University. Open source
- Aristoteles. Poetika. S. H. Butcher (İngilizce çev.). The Internet Classics Archive, Massachusetts Institute of Technology. Open source
- University of Wisconsin-Madison Writing Center. “A Short Guide to Close Reading for Literary Analysis”. Open source
- Margolin, Uri (2014). “Narrator”. Peter Hühn ve diğerleri (ed.), the living handbook of narratology. Hamburg University. Open source