- Serbest tamlama
- Bilinen sözcüklerin Türkçenin üretken sözdizimi içinde bağlama göre bir araya getirilmesiyle kurulan, bileşen yuvaları görece açık ve anlamı büyük ölçüde bileşimsel söz birliği.
- Sözlükbirim
- Söz varlığında yerleşik biçim, anlam veya işlev bütünü olarak saklanan ve sözlükte bağımsız madde ya da düzenli alt birim olarak temsil edilebilen dilsel birim.
- Multiword birim
- Yazıda birden çok sözcükten oluşmasına karşın belirli derecede biçimsel, anlamsal veya işlevsel bütünlük taşıyan yerleşik birlikteliklerin genel adı.
- Sözlükbirimleşme
- Serbest veya daha az bağlı bir yapının kullanım içinde biçim, anlam ya da işlev bakımından yerleşik söz varlığı birimine yaklaşması veya dönüşmesi süreci.
- Eşzamanlı yerleşiklik
- Bir yapının belirli güncel derlem kesitinde kaynaklar, bağlamlar ve biçimler arasında gösterdiği kararlılık; tarihsel değişme yönünü tek başına açıklamaz.
- Art zamanlı sözlükselleşme
- Bir yapının farklı dönemlerde izlenebilen değişmeler sonucunda söz varlığında daha bağımsız, kararlı veya özelleşmiş bir birime dönüşmesi.
- Belirtili ad tamlaması
- Tamlayanın tamlayan durumu, tamlananın iyelik eki taşıdığı ve çoğunlukla belirli bir gönderge çevresinde ilişki kuran Türkçe ad tamlaması.
- Belirtisiz ad tamlaması
- İlk adın eksiz, ikinci adın çoğunlukla üçüncü kişi iyelik biçimiyle bulunduğu ve türsel ilişki ya da adlandırma kurmaya elverişli tamlama.
- Niteleme öbeği
- Bir başın nitelik, durum, ölçü, sıra veya başka bir özellik bakımından sınırlandırıldığı; üretken veya yerleşik davranabilen söz öbeği.
- Eylemli birliktelik
- Bir ad, zarf veya başka bileşenle eylemin düzenli birlik kurduğu; çekimin genellikle eylem bileşeninde gerçekleştiği multiword yapı.
- Destek eylem
- Birlikte bulunduğu adın olay içeriğini tamamlayan, kendisi çoğunlukla çekim, görünüş veya gerçekleşme bilgisi sağlayan eylem bileşeni.
- Bileşimsellik
- Bütünün yorumunun bileşen anlamları ve aralarındaki üretken yapı ilişkisi üzerinden düzenli biçimde kurulabilme derecesi.
- Anlam özelleşmesi
- Bir birlikteliğin genel bileşen anlamlarından daha dar, yerleşik veya belirli bir kavram alanına bağlı yorum geliştirmesi.
- Yuva
- Bir öbek kalıbında belirli türden sözcük veya sözcük dizisinin gelebileceği, seçenekleri dağılımsal olarak incelenen yapısal konum.
- Yuva açıklığı
- Aynı yapısal konumda çok sayıda ve dengeli farklı bileşenin görülebilme derecesi; üretken serbest birleşim kanıtlarından biri.
- Bileşen değiştirme
- Öbek içindeki bir sözcüğü yakın veya aynı sınıftan başka sözcükle değiştirerek biçim, kabul edilebilirlik ve kavramsal yorumun korunup korunmadığını sınama işlemi.
- Birliktelik gücü
- Bileşenlerin bağımsız sıklıklarına veya seçenek kütlesine göre beklenenden daha düzenli biçimde birlikte görünme derecesi.
- Collocation
- Sözcüklerin belirli bir pencere veya yapısal ilişki içinde rastlantısal beklentiden daha düzenli birlikte görünme eğilimi.
- Yapısal eşdizim
- Bir sözcüğün belirli tamlama, değerlik veya yapı yuvasında başka sözcüklerle seçici ilişki kurmasıyla oluşan düzenli birliktelik.
- Sınır açıklığı
- Bir öbeğin sol ve sağ dışında farklı komşularla çeşitli cümle çevrelerinde kullanılabilme derecesi.
- Tamamlanmışlık
- Aday dizinin sürekli daha uzun bir yapının eksik parçası olmadan, kendi doğru sınırlarıyla bağımsız öbek kullanımları gösterebilme niteliği.
- Uzantı bağımlılığı
- Bir adayın çoğu kullanımında belirli sol veya sağ sözcüğe ihtiyaç duyarak daha uzun yapının parçası olması durumu.
- Kaynak yayılımı
- Bir adayın tek belge veya yazarla sınırlı kalmayıp farklı derlem kaynak kollarında gözlenme derecesi.
- Kaynak dengeli pencere
- Tek bir veri kolunun canlı örneklemi ele geçirmesini önlemek için her resource groupna cümle tavanı uygulanan güncel derlem kesiti.
- Canlı sıra noktası
- Derlemde işlenmiş en son cümlenin teknik sıra numarası; yayın tarihi veya dil değişmesinin kronolojik zamanı değildir.
- Yüzey biçim
- Bir sözlükbirimin veya öbeğin metinde çekim, iyelik, durum ve yazım özellikleriyle gerçekten gerçekleşen görünümü.
- Lema
- Çekimli yüzey biçimlerin sözlükte temsil edildiği bağlama uygun temel maddebaşı biçimi; kök kavramıyla özdeş değildir.
- FSM doğrulaması
- Türkçenin ses ve biçim bilgisi kurallarını sonlu durumlu çözümleyiciyle uygulayarak yüzey ile olası lema ve ek dizilerini sınama işlemi.
- Bağlama duyarlı lematizasyon
- Bir yüzeyin olası lemaları arasından cümledeki yapı, komşuluk ve anlam göstergeleriyle en uygun olanı seçme veya belirsiz bırakma işlemi.
- Serbest Tamlama İndeksi
- Yuva açıklığı, değiştirilebilirlik, sınır açıklığı, düşük birliktelik ve kaynak yayılımını birleştirerek üretken serbest yapı kanıtını puanlayan GTS ölçüsü.
- Sözlükbirim Kanıt İndeksi
- Birliktelik, tamamlanmışlık, yuva kısıtlılığı, kaynak yayılımı, yinelenme ve sözlük kaydını editöryal öncelik için birleştiren GTS ölçüsü.
- Eşik farkı
- Sözlükbirim Kanıt İndeksi ile Serbest Tamlama İndeksi arasındaki yönlü fark; sınır bölgesini tek toplam puandan ayrı gösterir.
- Entropi
- Bir yuvadaki seçeneklerin yalnız sayısını değil, olasılık kütlesinin seçenekler arasında ne ölçüde dengeli dağıldığını gösteren bilgi kuramsal ölçü.
- Logaritmik doygunluk
- Sıklık arttıkça kanıtı yükselten, ancak çok büyük sayıların bileşik puanı orantısız biçimde ele geçirmesini önleyen ölçekleme.
- Yanlış olumlu
- Gerçekte serbest, eksik, gürültülü veya tekil olan bir yapının otomatik yöntem tarafından sözlükbirim adayı gibi yükseltilmesi.
- Yanlış olumsuz
- Gerçekte yerleşik veya sözlük değeri taşıyan bir yapının seyrekliği, çekim değişkeleri ya da model sınırlılığı nedeniyle düşük puan alması.
- Şablon tekrarı
- Aynı belge kalıbının küçük değişikliklerle çoğaltılması sonucunda dilsel çeşitlilik olmadan yüksek geçiş sayısı oluşması.
- Bağımsız tanımlanabilirlik
- Bir adayın yalnız bileşenlerini yinelemeden, üst türü ve ayırt edici özellikleriyle ayrı ve açıklayıcı sözlük tanımı alabilme niteliği.
- Başvuru değeri
- Bir birimin anlamı bileşimsel olsa bile sözlük kullanıcısının kavramı, kullanımını, yazımını veya alanını öğrenmesi için ayrı açıklama gerektirme derecesi.
- İnsan denetimli yayın kapısı
- Bağlam, anlam, biçim, kaynak, mevcut sözlük ve tanım ölçütleri karşılanmadan otomatik puanın sözlük maddesine dönüşmesini engelleyen editöryal aşama.
- İzleme listesi
- Şimdilik yetersiz veya çelişkili kanıt taşıyan adayların yeni derlem bağlamları geldikçe yeniden değerlendirilmek üzere sürümlü kayıtta tutulduğu havuz.
- Sürüm
- Bölümün formülleri, katsayıları, kaynakları ve yorum kurallarındaki değişiklikleri canlı veri değişiminden ayıran kalıcı yöntem kimliği.
- Dış sözdizimsel esneklik
- Bir söz öbeğinin iç yapısını ve temel anlamını koruyarak cümlede özne, nesne veya tümleç gibi farklı öge konumlarına taşınabilme davranışı.
- İç sözdizimsel esneklik
- Bir öbeğin bileşen sırası, araya unsur alma ve genişleme olanaklarının aynı temel yapıyı koruyacak ölçüde değişebilmesi.
- Bütün hâlinde hareket
- Öbeğin parçalanmadan tek bir cümle ögesi olarak başka konuma taşınması ve iç bağıntılarını sürdürmesi.
- Araya unsur alma
- Bir öbeğin bileşenleri arasına dil bilgisel olarak izinli niteleyici veya genişleticilerin girebilmesi.
- Çekim yeri
- Çoğul, iyelik ve durum gibi dış çekim işaretlerinin multiword yapı içinde hangi bileşende gerçekleştiğini gösteren öbek özelliği.