GTS Dictionary Entry

can

can

(a., sf.)
Farsça cān · 7 meanings · 0 occurrences

Meanings

  1. 1.

    (a.) İnsan ve hayvanlarda yaşamayı sağlayan ve ölümle vücuttan ayrılan madde dışı varlık; can kuşu, ruh

  2. 2.

    İnsanın kendi varlığı, özü

  3. 3.

    Canlı olma durumu

  4. 4.

    kişi

  5. 5.

    İnsanın duygularını taşıyan âlemi

  6. 6.

    Bektaşilik ve Mevlevilikte tarikat kardeşi

  7. 7.

    (sf.) Sevgi ve yakınlık duygusu ile kendisine bağlanılan

Compound Words

can acısı, can alıcı, can arkadaşı, can bunaltısı, canciğer, can çabası, can damarı, can direği, can dostu, can düşmanı, can eriği, canevi, can feda, canfes, can havliyle, can korkusu, cankulağı, can kurban, cankurtaran, can kuşu, can noktası, can pahasına, can pazarı, can sağlığı, can salı, can sıkıntısı, can simidi, cansiparane, can sohbeti, can suyu, can tahtası, can yeleği, can yoldaşı, cana yakın, canı burnunda, canı cebinde, canıgönülden, canı pek, canı sıkkın, canı tatlı, canı tez, canıyürekten, canına düşkün, canla başla, babacan

Entry history and citation

Loading the current content revision and documented editorial events.

Computing the live valency profile

Scanning aligned surface-lemma sequences and complement patterns in T-BDLD.

Loading graph theory results

Calculating the word's connection network in the collection.

Complex Dynamics

Cümle, belge ve alan/tür yayılımı canlı hesaplanıyor.

Loading corpus details

T-BDLD frequency, inflected form, field/structure data are being prepared.

%5
%5